YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9286
KARAR NO : 2015/9920
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2014
NUMARASI : 2012/291-2014/163
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2014 tarih ve 2012/291-2014/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 05.05.2009 tarihli acentelik sözleşmesinin gerekleri müvekkili tarafından yerine getirildiği halde davalının 23.02.2011 tarihli fesihnamesi ile haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini ileri sürerek eksik ödenmiş ve hiç ödenmemiş komisyon alacakları için 1.000,00 TL, gelir kaybı için 1.000,00 TL, portföy tazminatı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL’nin 05.05.2009 tarihinden itibaren avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının acentelik sözleşmesindeki taahhüdüne aykırı olarak başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yaptığını, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmede davacının davalı şirket dışında bir başka şirketle iş yapmayacağını taahhüt ettiği, davacının ticaret sicil gazete suretlerinden anlaşıldığı üzere davalıdan başka üç ayrı sigorta şirketinin acenteliğini aldığı, başka şirketle iş yapma yasağını ihlal ettiği, sözleşmede başka şirketlerle iş yapılmasının davalıdan yazılı onay alınması şartına bağlı olduğu halde yazılı onay alındığının davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği, acentelik sözleşmesinin yapıldığı tarihin 2010 yılı olup makul süre içinde 2010 yılı sonu itibariyle sözleşmenin fesih yoluna gidildiği, davalının feshi haklı sebebe dayandığından riziko kabul yönetmeliğinde belirtilen uygulamalara riayet etmediği hususlarının da ayrıca incelenmesine gerek bulunmadığı, incelenen davacı kayıt ve defterlerinden ödenmemiş komisyon alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.