YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9379
KARAR NO : 2016/3708
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ : …. .. . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2014/48-2015/271
Taraflar arasında görülen davada …. … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2015 tarih ve 2014/48-2015/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 07/10/2013 tarihli ortaklar kurulunda alaınan kararlardan bazılarının davalı tarafça tescil ve ilan edilmesi yönündeki talebin reddedildiğini ileri sürerek, kararların tescil ve ilanını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fer’i müdahil tarafından ortaklar kurulu kararının iptali istemi ile daha önce açılan bir davanın derdest olduğu, davanın reddi halinde ortaklar kurulu kararının iptal şartlarının bulunmadığı ve hukuka uygun olduğunun saptanacağı, kararın ticaret sicile tescil ve ilanı bakımından bir engel kalmayacağı, davanın kabulü halinde ise ticaret sicile tescil ve ilan ettirilecek bir ortaklar kurulu kararının da varlığından bahsedilmeyeceği, bu durum karşısında ayrı bir dava ile kararın tescil ve ilanının talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicil memurluğu kararına vaki itiraza ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 07.10.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline yönelik ayrı bir dava açılmış olsa dahi, bu davada tedbir kararının alındığı yönünde bir iddianın ileri sürülmemiş olması karşısında, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.