Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9458 E. 2015/10283 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9458
KARAR NO : 2015/10283
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2014
NUMARASI : 2011/184-2014/76

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2014 tarih ve 2011/184-2014/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin uzun süredir davalı şirkete gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, en son SIFI S. E. IND. Farm. İta. Spa firmasından ithal edilen B. S. 40 ml isimli ürününün H. Gümrük Müdürlüğünün 14/12/2009 tarih ve 219169 sayılı beyannamesi ile tescil edildiğini, söz konusu malların 2006 ve 2007 yıllarında “kozmetik ürünü” olarak beyan edilip %20 özel tüketim vergisi ödenerek ithal edildiğini, 2008 ve 2009 yıllarında aynı ürünün davalının bildirimi üzerine “sağlık ürünü” olarak beyan edilip özel tüketim vergisi ödenmeden ithal edildiğini, söz konusu ürünün 16/12/2009 tarihinde gümrük kimyahanesine sevk edilerek “kozmetik ürünü” olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şirketin ceza ödemek zorunda kaldığını, davalının Beyoğlu 31. Noterliğinden gönderilen 28/12/2009 tarihli 53299 yevmiye nolu ihtarname ile sözkonusu ürünün farklı nitelikte beyan edilmesinden kaynaklanan zararın müvekkili firmaya ait olacağını iddia ettiğini, daha sonra firma çalışanını yanıltarak 28/02/2010 tarihli 19.000,00 TL bedelli çeki ödedikleri cezadan mahsup edeceklerini bildirdiklerini, oysaki olası vergi ve cezaların müvekkili firmaya yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili firmayı bilgilendirici bir belgenin ibraz edilmediği gibi herhangi bir uyarının da yapılmadığını ileri sürerek G. Bankası E. şubesinin 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin bedelinin ödenmesi durumunda bedelin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin İtalyan üreticiden ithal edilen ürünlerin Türkiye’de gümrük işlemlerinin yapılması için davacı ile 2006 yılından bu yana çalışmakta olduğunu, davaya konu olan ithalatın müvekkili tarafından satışı yapılan B. S. 40 ml isimli ürünle ilgili olduğunu, bu ürünün Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün 03/09/2003 tarihli 2003/52 sayılı izin belgesi çerçevesinde “ara ürün” vasfındayken 22/09/2009 tarihinde “kozmetik ürün” olarak vasıflandırıldığını, dava konusu ithalat işinden 2 ay önce ürün vasfının değiştirilmiş olduğunun davacı şirkete 23/10/2009 tarihinde hem yazılı hem de sözlü olarak bildirildiğini, böyle olduğu halde davacı şirketin gümrük müşaviri imzasıyla H.Gümrük Müdürlüğü’ne verilen 14/12/2009 tarihli beyannamede sözkonusu ürünün hatalı olarak beyan edilmesi nedeniyle 31/12/2009 tarihinde müvekkili aleyhine 29.400,00 TL gümrük cezası kesilip cezanın ödendiğini, sözkonusu gümrük cezasına mahsuben davacı tarafından dava konusu edilen çekin müvekkiline verildiğini ileri sürerek asıl davanın reddi ile 10.400,00 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya gümrük müşavirliği hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP’lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda vekalet ilişkisi içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP’de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL’lik çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl ve birleşen dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, dosyaya bilirkişi raporu sunan üç farklı bilirkişi heyetinin ücretlerinin yarısı davalı-karşı davacı tarafından karşılanmış olup, mahkemece, toplam bilirkişi ücretinin yarısı olan 2.250,00 TL’yi davalı-karşı davacı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl ve birleşen dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı-karşı davacıya bilirkişi ücreti yükleyen (3) nolu bendinde yer alan ”4.500,00 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine ”2.250,00 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.