YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9507
KARAR NO : 2016/3771
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ : ….. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2015
NUMARASI : 2014/406-2015/113
Taraflar arasında görülen davada …… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2015 tarih ve 2014/406-2015/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı E….. Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kasten ve ihmal suretiyle görevlerini yerine getirmeyerek şirketi zarara uğratmaları nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL tazminatın 09.10.2002 tarihinden itibaren kısa vadeli krediler için belirlenen en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiş olup, yargılama sırasında dava dilekçesini ıslah ederek, dava dışı şirketin yönetim kurulunu oluşturan davalıların suiniyetli ve kusurlu yönetimi ile şirketi ne miktar zarara uğrattıklarının ve bu zarardan ne miktar sorumlu olduğunun külli tespiti ve bu tespite bağlı olarak TTK’nın 320 ve bu maddenin atıfta bulunduğu BK’nın 528 maddeleri gereğince usulsüz ve kusurlu yönetimleri ile şirket ortağı olan müvekkili davacıya karşı davalıların ne miktar sorumlu olduğunun külli tespitini ve müvekkilinin uğradığı zarar karşılığında 20.000,00 TL tazminatın 09.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek TC. merkez bankasının kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalılar, L.. A.. ve A.. Ç..’e dava dilekçesi tebliğ olunamamış; davacı vekili, bu davalılar hakkındaki davasını atiye terk etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, şirket yönetim kurulu üyesi olan davalının eylemleri nedeniyle uğranılan doğrudan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, doğrudan zararın, şirket ortaklarının veya alacaklılarının yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucu şirket zararından bağımsız olarak uğramış oldukları zarar olduğu, söz konusu zararın, şirketin uğradığı zarardan bağımsız olduğu için bazı durumlarda şirketin ortak veya alacaklı aleyhine zenginleşmiş olması mümkün olabildiği, zararın yönetim kurulunun şirketi temsilen yaptığı bir sözleşmeden kaynaklanabileceği gibi doğrudan bir haksız fiilden de kaynaklanmış olabileceği, kâr mahrumiyetinin ortakların doğrudan doğruya uğradıkları zarar olarak kabul edilmediği, yönetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışlarının, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açacağı, zira, bu tür tasarrufların payları oranında ortakları etkileyeceği, başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağı, ancak, 6762 sayılı TTK m.309 ve 340 uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açılacak davada, hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunulabileceği, somut olayda, davacının iddiası, davalıların şirketi iyi yönetememesi sebebiyle şirketi zarara uğrattığına yönelik olup, dolaylı zarara ilişkin işbu davanın TTK m.309 uyarınca açıldığının kabulü gerekeceği, TTK’nın 309. maddesinin metninde de açıkça anlaşıldığı üzere böyle bir davada dava sonunda hükmedilecek tazminatın şirket yararına istenmesi gerekir iken davacının kendisine ödenmesinin istendiği gerekçesiyle davalılar, E.. E.., M….. B….. K….. ile M.. A.. hakkındaki davanın reddine, davalılar; L.. A.. ve A.. Ç.. hakkındaki davanın HMK m.150/5 gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.