Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9533 E. 2015/9686 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9533
KARAR NO : 2015/9686
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 17. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2014
NUMARASI : 2013/860-2014/611

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 17. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2013/860-2014/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı R.. A..’ya 1998 tarihinde kredili mevduat hesabı sözleşmesi ile 2.500 TL’lik kredi açıldığını, diğer davalı F.. A..’nın ise söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun geri ödenmediğini ileri sürerek 4.255,37 TL ana-para, 68.941,25 TL işlemiş faiz, 3.447,06 TL BSMV olmak üzere toplam 76.643,68 TL alacağın ana paraya dava tarihinden itibaren uygulanacak %153 ticari temerrüd faiz oranı ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; her nekadar kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkillerine ait olduğu tespit edilmiş ise de kasa tediye fişi aslında bulunan imzanın müvekkili R.. A..’ya ait olmadığını, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ceza dava sonucunda davacı banka çalışanlarının görevi kötüye kullanmak ve zimmet suçlarından mahkum olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Adli Tıp Kurumu raporuna göre 16.10.1998 tarihli kasa tediye fişi aslındaki imzanın 22.09.1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesini asıl borçlu sıfatıyla imzalayan davalı R.. A..’ya ait olmadığı, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2009 tarih 2006/320-2009/201 Karar sayılı kesinleşmiş karar kapsamı da nazara alındığında davalıların söz konusu kredi borcundan sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.