YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9536
KARAR NO : 2015/9528
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2012
NUMARASI : 2011/560-2012/790
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2012 tarih ve 2011/560-2012/790 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı D.. A..’nin % 12,33 hisseli ortağı olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun 17.1.2011 tarihinde yapılan genel kurul ile değiştirildiğini, şirket hakkında iflas erteleme davasının devamı sırasında davalı şirket yetkilisi tarafından tanzim edilen 5.2.2011 tarihli, 20.2.2011 vadeli, 600.000,00 TL bedelli bononun davalı Y.. Ö..’e verildiğini, davalılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, davalı şirketin de diğer davalıya borcunun bulunmadığını, davalı Yüksel tarafından Tuzla İcra Müdürlüğü’nün 2011/1896 Esas no’lu dosyasında bononun takibe konduğunu, takibin kesinleşmesi sonrasında davalı şirkete ait malların haczedildiğini, haczedilen malların tarafların anlaşmaları doğrultusunda davalı şirkete bırakıldığını, esasında taraflar arasında bir ticari ilişki ve borç doğuracak bir durumun bulunmadığını, bononun muvazaalı düzenlendiğini ileri sürerek Tuzla İcra Müdürlüğü’nün 2011/1896 Esas no’lu dosyasında takibe konan bono ve alacağın muvazaalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı D.C. San. A.Ş. vekili davacının uzun süre şirketin yöneticiliğini yaptığını, bir takım usulsüz ve hileli davranışlar ile şirketi iflas noktasına getirdiğini, müvekkil şirketin bir kısım hisse devirleri sonrasında yeni yönetim kurulunun oluşturulduğunu, tüm mal varlığı hacizli ve tedbirli olan şirketi kurtarmak adına elden borç alınması yoluna gidildiğini, borç alınan şahıslardan birinin davalı Y.. Ö.. olduğunu, borç karşılığı olarak bononun tanzim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Y.. Ö.., davalı D.C. A.Ş. yöneticisi A. T. ile geçmişe dayalı dostluklarının bulunduğunu, iflasın eşiğinde olan şirketi kurtarmak adına A. T. tarafından borç istendiğini, aralarındaki samimiyete binaen davalı şirkete yardım amacıyla borç verip bono aldığını, ortada muvazaalı bir durumun bulunmadığını, davanın nispi harca tabi olması nedeniyle eksik harcın tamamlatılmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davasını 10.7.2012 tarihli oturumda müracaata bıraktığı, 3 aylık yenile süresinde yenilemediği gerekçesiyle HMK’nın 150/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.