YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9594
KARAR NO : 2015/10052
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2013
NUMARASI : 2013/141-2013/392
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/11/2013 tarih ve 2013/141-2013/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davadışı D. Finansal Kiralama A.Ş.’den kiraladığı kompresörü Geniş Kapsamlı E. Döviz Sigorta Poliçesi ile sigortalattırdığını, kompresörün 04.08.2010 tarihinde evinin önünden çalındığını, ödenmesi gereken hasar bedelinin 11.475,00 Euro olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin ise hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek her türlü hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 8.287,00 Euro tazminatın 18.08.2010 tarihinden itibaren en yüksek avans faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 12/06/2012 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 11.250 Euro’ya yükseltmiştir.
Davalı vekili; kompresörün kamuya açık mahalde sokakta bırakıldığı sırada çalındığını, bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geçerli bir sigorta poliçesinin taraflar arasında akdedildiği, rizikonun sigorta örtüsü altında gerçekleştiği, kompresörün çalınması ile ilgili olarak tanıklarca da hırsızlık olayının doğrulandığı, kompresörün niteliği gereği işyerinde durmasının olağan olduğu, davacı tarafından çalınmaması için bulunduğu yere zincirle bağlanarak önlem alındığı, bu durumda hırsızlığın hırsızlık poliçesi genel şartları çerçevesinde gerçekleştiği, rizikonun teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.833,33 EURO (11.123,00 TL) tutarında tazminatın TTK 1299 gereğince temerrüt tarihi olan 09/09/2010 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla 3095 Sayılı Yasanın 4/a bendi gereğince istemle bağlılık kuralı da dikkate alınarak EURO cinsi mevduat hesabına uygulanan faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında sigortalanan kompresörün çalınmasından doğan hasar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut 13.08.2010 tarihli eksper raporuna göre, hasarın meydana geliş şekli itibariyle Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına uymadığı, adresin poliçedeki riziko adresi ile aynı olduğu ve hasarın poliçe teminatına dahil olmadığı yönünde kanaate varılmış, 29.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise poliçede riziko mahalinin binanın 1. kat giriş üstü olarak gösterildiği, oysa kompresörün binanın ön tarafında bekletilirken hıırsızlık olayının gerçekleştiği, kompresörün daimi olarak poliçede gösterilen yerde duramayacağı, poliçede riziko adresinin doğru gösterilmediği, gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı dışında tutulduğuna dair poliçede açık bir şart bulunmadığı, bu nedenle rizikonun poliçe teminatına dahil olduğu yönünde görüş beyan edilmiştir. Bu durumda eksper raporu ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiri ile çeliştiği, bu çelişki giderilmeden ve hasarın poliçe teminatına dahil olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre bu aşamada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediklerii temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.