Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9616 E. 2015/9692 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9616
KARAR NO : 2015/9692
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : ARTOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/07/2014
NUMARASI : 2014/74-2014/90

Taraflar arasında görülen davada Artova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2014 tarih ve 2014/74-2014/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın S.Şubesinde bulunan hesabından 07.10.2008 tarihinde internet üzerinden yetkisiz kişilerce hesabına girilerek 50.000,00 TL çekilip çeşitli hesaplara gönderildiğini, 10.000,00 TL’nin iade edilmiş olmasına rağmen kalan bedelin ödenmediğini, davalı bankanın gerekli önlemleri almayarak müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin 07/10/2008 tarihinden itibaren başlayacak ticari faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin gerekli önlemleri aldığını, kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının rızası ve bilgisi dışında hesabındaki paranın 3. kişilere gönderildiği, davalı bankanın parayı gerektiği gibi koruyamadığı, gerekli dikkat ve özeni gösteremediği, paranın kötüniyetli 3. kişilerin eline geçmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu, davacının davalı bankadaki tüm hesaplarının vadesiz olduğu gerekçesiyle davnın kabulü ile davacı tarafın uğradığı 20.000,00 TL’lik zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan işlem tarihi 07/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişecek oranlardaki reeskont faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece verilen ilk kararda, davacının davalıdan olan alacağına haksız işlem tarihinden itibaren faiz işletilmiş olup, Dairemizin 04/12/2013 tarihli bozma ilamında bu hususa işaretle hesapların niteliğinin araştırılarak tespit edilmesi ve buna göre alacağa işletilecek faizin niteliği, oranı ve başlangıcının belirlenmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak davalı yan lehine oluşan müktesep hakkın ihlaline yol açacak şekilde, hükmedilen tutara, davacının hesaplarında üçüncü kişilerce yapılan işlem tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faize hükmedilmiştir. Halbuki, davacıya ait hesapların tümünün vadesiz olduğu saptanmış olmasına, dosya kapsamında dava tarihinden önce davalının temerrüde düştüğünün kabulünü gerektirir bilgi/belge bulunmamasına, bozma ilamı gözetildiğinde davacı yanın faiz isteminin akdi faiz talebini de içerdiğinin kabulü gerekmesine göre, hükmedilen meblağa dava tarihine değin hesabın cinsi ve niteliğine göre davalı Banka’nın uygulamış olduğu vadesiz mevduat faizinin (o tarihteki reeskont haddini aşmamak üzere), aynı zamanda temerrüt tarihini de ifade eden dava tarihinden sonra ise taleple bağlı kalınmak suretiyle reeskont haddi üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi uygulanması biçiminde hükmün kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.