YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9733
KARAR NO : 2015/10116
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2014
NUMARASI : 2013/536-2014/631
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2014 tarih ve 2013/536-2014/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İ. Bankası yönetim kurulu üyesi ve hukuk müşaviri olan davalıların İ. Bankası personeline aylık ve ek gösterge üzerinden hesaplanması gereken ikramiyeye taban ve kıdem aylığı göstergeleri de dahil edilerek ödeneceğine dair yönetim kurulu kararı alarak 1994,1999 yıllarında bankayı 459.258,38 TL zarara uğrattıkları iddiasıyla Bayındırlık ve İskan Bakanlığı adına açılan davada, davacı bakanlığın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, banka yöneticilerinin tedbirli, basiretli ve öngörülü bir tacir gibi hareket etme zorunluluğu bulunduğunu ileri sürerek, belirtilen banka zararının faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve vekilleri, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar aleyhine daha önce aynı nedene dayalı olarak açılan dava tarihi 20.07.2007 olup, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar hakkında ceza mahkemesinde 30.1.2001 tarihinde açılan davada da beraatlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, suç tarihinin 1994 ve 1997 yılları arasında bulunması nedeniyle işbu dava tarihi ile arasında 10 yıldan fazla zaman geçtiği, BK’nın 60. m. uyarınca zamanaşımı süresinin 1 ila 5 yıllık olduğu ayrıca, tüm zamanaşımı süresinin BK hükümlerine göre de 10 yıldan fazla olmadığı, zamanaşımı itirazının da bulunduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ve ceza zamanaşımının da gerçekleşmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.