Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9871 E. 2015/9526 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9871
KARAR NO : 2015/9526
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2008/711-2013/720

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2008/711-2013/720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, reklamcılık alanında faaliyet gösteren müvekkiline ait S. I. baskı makinesinin davalı Şirket tarafından elektronik cihaz sigorta poliçesiyle sigortalandığını, 3.10.2007 tarihinde söz konusu makinenin boya hortumunun yerinden çıkması nedeniyle cihaz üzerinde yer alan hareketli kafa ve kartların akan boya nedeniyle zarar gördüğünü, poliçe kapsamında kalan hasarın davalıya ihbarına karşın davalının hasar bedelini ödemeye yanaşmadığını, hasarlı parçaların bir kısmının müvekkilince tamir ettirildiğini, ancak cihazın çalışır duruma getirilmesi için hasarlı parçaların değişiminin zorunlu olduğunu ileri sürerek bozulan 5 adet elektronik kart bedeli olan 26.650,00 USD ve 16 adet hareketli kafanın bedeli olan 8.000,00 USD’nin tahsil tarihindeki kur üzerinden ve olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte, tamiri gerçekleştirilen 4 adet kartın tamir bedeli olan 187,62 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte, davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle oluşan zarar bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, 27.12.2013 havale tarihli ıslah dilekçesiyle 6 adet kontrol kartları onarım bedeli olan 168,75 TL, 4 adet baskı devre kartı bedeli olarak 21.749,65 TL, ana kart bedeli olarak 7.036,65 TL, elektronik baskı kafası bedeli olarak 8.673,84 TL toplamı 37.629,00TL’nin temerrüt tarihi olan 17.9.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu makinede meydana gelen hasarın tamirinin mümkün olduğunu, ancak davacının bir takım edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle tamir işlemini gerçekleştirilemediğini, poliçe kapsamında yer alan teminatın sadece gerçek hasara ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mahallinde keşif yapılarak 3 ayrı bilirkişi raporu alındığı, son iki raporun aynı doğrultuda bulunduğu, bu raporlar uyarınca poliçe kapsamında kalan hasar nedeniyle poliçede yer alan % 10 muafiyet oranı da indirilmek suretiyle hasar bedelinin 37.629,00 TL olarak belirlendiği, davalıya gönderilen ihtarnamenin 9.9.2008 tarihinde tebliğ olunduğu, ihtarnamede belirtilen 7 günlük ödeme süresi sonu olan 17.9.2008 tarihi itibariyle davalın mütemerrit sayılacağı gerekçesiyle 37.629,00 TL’nin 17.9.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalından tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, faizin türünü belirtmeksizin alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sunduğu 27.12.2013 havale tarihli dilekçeyle avans faizi talep ettiklerini belirtmiştir. Ancak; davalı vekilince bu talebe karşı çıkıldığından mahkemece hüküm altına alınan alacak nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin faizin türüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci fıkrasında yer alan “avans faiziyle” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “yasal faiziyle” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.