YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9950
KARAR NO : 2015/11358
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2014
NUMARASI : 2013/173-2014/397
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/173-2014/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı M.. A.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı borçlular arasında şirket devir sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında 14.07.2009 tarihli Protokol başlıklı belgeye göre davalıların müvekkiline 115.000,00.TL USD borçlu olduklarını, protokolün alt kısmında el yazısı ile borcu 4 eşit taksitte ödeyeceklerini taahhüt ettiklerini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12208 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin davalı- borçluların, borcun G.-T.’de ödediklerinden bahisle itirazda bulunduklarını ancak ödemeye dair belge sunamadıklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı- borçlular aleyhine asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M.. A.. ve davalı H.. G.. vekillerince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Gürcistan’da kurulan ve orada faaliyet gösteren yabancı ticaret şirketinin hisse devrine ilişkin bir sözleşmeye dayandığını, ve şirketin devrinden sonra ifaya ilişkin önemli sorunlar doğduğunu bu nedenle Türk mahkemelerinin yetkisinin bulunmadığını, ayrıca taraflar arasında kararlaştırılan satış bedelinin şirketin tüm mal varlığı ve aktiflerine karşılık olarak ödenecek miktar olduğunu, ancak şirketin davacı tarafça bahsedilen aktiflerinin bulunmadığının tespit edildiğini savunarak, takibin iptalini ve davacı- alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, uyuşmazlığın, şirket hisse satışından kaynaklandığı bu haliyle, TTK’nın 3, 4 ve 5. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davalı M.. A.. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı M.. A.. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı M.. A.. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.