Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/10672 E. 2018/3121 K. 25.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10672
KARAR NO : 2018/3121
KARAR TARİHİ : 25.04.2018

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/06/2016 tarih ve 2016/40-2016/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2014/77131 sayılı “… LEZZETİN …Sİ … … LEZZETİN KISA TARİHİ+Şekil” ibareli marka tescil başvurusuna davalı …’nın “…”, “… ET LOKANTASI”, “KEBAPÇI …”, “… …” ve “… …” ibareli markalara dayanarak yaptığı itirazın davalı … tarafından kısmen haklı görünerek başvurudan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, …’ye yapılan itirazın kabul edilmediğini, müvekkilinin zaten 2012/81605 sayılı “… …” ve “2013/69908 sayılı “LEZZETİN …Sİ TURKİSH KEBAB … … LEZZETİN KISA TARİFİ” ibareli markalarının bulunduğunu, karara dayanak markalar arasında yer alan 2014/77038 sayılı “… …” ve 2014/77032 sayılı “… …” markalarına itiraz ettiklerini, bu markaların değerlendirmeye esas alınamayacağını, müvekkilinin dava konusu başvuru ile seri marka amacı güttüğünü, gerçek hak sahipliği ve önceye dayalı tescilleri nedeniyle “… …” ibaresinin müvekkilince kullanılabileceğini, müvekkilinin başvurusundaki esas unsurun “…” harflerinden oluştuğunu, itiraza dayanak markalar ile başvuruya konu işaret arasında bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin markayı tanınmış hale getirdiğini ileri sürerek … …’nin 2015-M-11736 sayılı kararının iptalini, müvekkili başvurusunun tescili işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı başvurusunda “…” harfleri varsa da “… …” ibaresinin markasal algı oluşturmada daha ön planda olduğunu, kazanılmış hak şartlarının oluşmadığını, işaretlerin iltibas oluşturacak derecede benzediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, 1968 yılından beri lokantacılık faaliyetinde bulunan müvekkilinin 1980 yılından beri “…” esas unsurlu markaları ile hizmet verdiğini, davacının kendisine hak kazandırdığını iddia ettiği önceki markalarının işbu başvurudan çıkarılan mal ve hizmetleri kapsamadığını, müvekkilinin itirazına dayanak markaları ile davacı başvurusuna konu işaretin iltibasa sebep olacak derecede benzediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurusunda “…” sözcüğünün asıl ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, “…” ve diğer ibarelerin ayırt ediciliğe bir katkı yapmadıkları, redde mesnet markalar ile davacı başvurusuna konu işaretin aynı etkiyi bırakıp aynı tür mal ve hizmetleri içerdiği, farklılıklarının, aralarındaki benzerliği geri plana itmeye yeterli olmadığı, başvurunun redde mesnet seri markalar arasına sızdığı, davacının önceki markalarının bir kısmında “…” ibaresi varsa da henüz tescil edilmedikleri gibi kullanımla ayırt edicilik kazanmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, …/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.