YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12719
KARAR NO : 2017/5879
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/03/2013 tarih ve 2012/725-2013/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Şubesi’nde hesap sahibi …’nun vekaletnamesi ile …’na ödeme yapılırken sehven …’ın da hesabına girilerek 16.810.000 TL daha ödeme yapılıdığını, her iki ödeme fişine …’nun imzası alınarak 50.936.84 TL’nin …’nun vadesiz hesabına aktarıldığını, 09.05.2007 tarihinde …’nun bu miktarı nakit olarak çektiğini, hesap sahibi … 25.12.2007 tarihinde … Şubesine gelerek … Bankası ödemesini almak istediği ancak hesapta para bulunmadığı ve sehven …’na ödendiği için …’nun … Şubesi’nde vadeli hesabının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine bu hesaba 21.000,00 TL bloke koyulduğunu, 17.04.2008 tarihinde de davalının vadeli hesabından 21.226.48 TL’nin tamamı takas yolu ile tahsil edilerek … Şubesi’ndeki hesaba kaydedildiğini, …’a 17.04.2008 tarihinde 16.810.000 TL olarak ödendiğini, bankaca 16.810.03 TL’nin iadesinden sonra kalan 4.416.45.-TL’nin geçici hesaplara alındığını, davalı …’na sehven 16.810.000 TL’nin ödendiği 08.05.2006 tarihinden söz konusu tutarın tahsil edildiği 17.04.2008 tarihinde kadar geçen süre için sebepsiz zenginleşen davalılardan bankanın tacir olması nedeni ile 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca hesaplanan 9.082.55.-TL’den, hesaptan tahsil edilen miktar da düşülerek 4.899.40 TL’nin 17.04.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, … Bankası alacağını çektiği için miktarını bilmesinin mümkün olmadığını, kusurunun bulunmadığını, dava dışı …’a faiz ödemesi de yapılmadığını, 16.810,03 TL ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Muzaffer Kızılkayaoğu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya 08/05/2006 tarihinde davacı bankanın kendi ihmali sonucu 16.810,03 TL …’a ait parayı yatırdığı ve davalının hesabında bulunan paranın 09/05/2007 tarihinde çekildiği, 25/12/2007 tarihinde ise dava dışı …’ın hesabında bulunan parayı tahsil etmek istediğinde davacı bankanın yapmış olduğu hatanın ortaya çıktığı, davalının … Şubesinde bulunan hesabındaki 21.000,00 TL’ye bloke konulduğu, …’ın parasının ödendiği, davacı bankanın amacı faiz geliri elde etmek olduğundan mahrum kalınan faiz geliri kadar alacaklı olduğu, dava tarihine kadar davacının alacağının 6.029,07 TL olduğu, davacı taraf ıslah talebinde bulunmuşsa da ıslah harcını yatırmadığı, dava tarihinden önce davalıya ödeme yapılması hususunda çekilmiş bir ihtarname bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.899,40 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 51,60 TL harcın temyiz edene iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.