YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12766
KARAR NO : 2017/5508
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2016 tarih ve 2014/219-2016/114 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/10/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendine ait minibüsü işletirken, … Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon kurulunun aldığı 26/10/2007 tarihli karar uyarınca, araçların dönüştürülmesi sonucu …, … plakalı araçları aldığını, daha sonra Koordinasyon Kurulu kararının 2. İdare Mahkemesince iptal edildiğini, dava devam ederken Oda ile SS. 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi arasında protokol ve tutanaklar düzenlendiğini, davacının kendisini borçlu sanarak 20/06/2011 vadeli senetler karşılığında davalıya her bir araç için 38.100,00 TL olmak üzere toplam 76.200,00 TL ödemek zorunda kaldığını, senet aslının kendisinde olduğunu ileri sürerek, senet karşılığı ödediği bu bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesiyle … Minibüsçüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile SS 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında akdedilen tüm anlaşma, sözleşme ve protokollerin geçersizliğinin tespitine ve geçersiz sözleşmeler uyarınca müvekkili tarafından ödenen 76.200 TL’nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının halen kapasitesi arttırılmış aracını kullanmaya devam ettiği, ödenen bedelin davacı aracındaki yolcu kapasitesindeki artış nedeniyle daha önce otobüsü bulunanların uğradıkları zararın karşılanmasına yönelik olduğu, sebepsiz bir ödemenin söz konusu olmadığı, oda ve kooperatif başkanları arasında yapılan sözleşme ve protokollerin davacı için bağlayıcı özelliği bulunmadığı, davacının bunların iptalini istemekte hukuki yararının da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından yapılan ıslah işleminin davanın tamamen ıslahı mahiyetinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının üyesi olduğu Minibüs Odası ile davalının üyesi olduğu dava dışı kooperatif arasında düzenlenen anlaşma ve protokollerin geçersizliğinin tespiti ile geçersiz sözleşme uyarınca ödenen senet bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup, dava konusu senedin dosya arasında bulunan anlaşma, çeşitli protokoller çerçevesinde davacı tarafından keşide edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece dava konusu senedin davalı kooperatif ortaklarının doğmuş zararlarına ilişkin verildiği kabul edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda özetten de anlaşılacağı üzere, davacının da içerisinde olduğu minibüsçülerin araçlarının kapasitesinin artırımına ve dava konusu senedin davacı tarafından keşide edilmesine dayanak yapılan 2007 tarihli UKOME genel kurulu kararının mahkemece iptal edilmesi karşısında, iptal kararına rağmen anılan UKOME kararının fiilen uygulamasının devam edip etmediği, davalı Kooperatif üyesinin 2007 tarihli UKOME kararının alınmasından iptal edilinceye kadarki geçen süre zarfında, yine fiili durumun sonuna kadar geçen sürede zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa ne miktar zarara uğradığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle tespit edilmelidir. Bu bağlamda senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı ya da ne oranda ortadan kalktığı hususları da mahkemece yeterince irdelenip iptal edilen UKOME kararı yerine alınan yeni kararlar dahi dayanak anlaşma ve protokoller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken denetlenebilir yeterli dayanağı da gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.