Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/12794 E. 2017/6290 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12794
KARAR NO : 2017/6290
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2011/557-2015/852 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.11.2017 günü hazır bulunan davacı … vekilleri Av. … ile Av. … ve davalı … Müd. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında sözleşmenin 15/6. maddesi gerekçe gösterilerek haksız tahsil edilen 3.350.227,88 USD erken ödeme komisyonunun yatırıldığı 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 27.06.2011 ile 19.07.2011 tarihleri arasında ödeme planına aykırı olarak tahsil edilen kredi faizi ve BSMV’den oluşan 100.134,63 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, BK’nun 80.mad. göre vadeden önce tediyede bulunan borçlunun, tenzilat icrasına hakkı bulunmadığını, müvekkili bankada dahil olmak üzere kredi kuruluşlarınca erken kapama opsiyonlu krediler kullandırılabildiğini, taraflar arasında düzenlenen ve iki taraflı bir sözleşme olan kredi sözleşmesi şartlarının kredi tarafından imzalanan GKS’nin 15.6.maddesinde bu durumun açıkça belirtildiğini, tahsil edilen erken kapama ücretinin fahiş olduğu iddiasının hiçbir somut gerekçeye ve delile dayanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, sözleşme TBK’nun yürürlüğünden önce imzalanmış olsa dahi, genel işlem koşullarının 6101 sayılı Yürürlük Kanunu’nun 3.maddesi gereğince geçmiş hukuki gelişmelere uygulanacağı, ancak somut uyuşmazlıkta tek başına genel kredi sözleşmesinde kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya komisyonu altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği, nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişik maddelerinde erken ödeme konusunun düzenlendiği, özel hukukta yasa hükümlerinin ve sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında kıyas yapmanın mümkün olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede, 6502 sayılı Yasa’da yasa koyucu kredi veren kuruluşların kredi alan kişiler aleyhine fahiş miktarlarda ve yüksek oranlı erken kapatma tazminatı almalarını engellemek amacıyla ve tüketicileri korumak amaçlı yasal kısıtlamalar getirildiği, bu kapsamda kredinin vadesine göre %1 ile %2 oranında erken kapatma komisyonu alınabileceği, kredinin vadesinde ödenmesi halinde bankanın elde edeceği faiz gelirleri ile kredinin erken ödenmesi halinde banka kaynaklarına giren paranın normal bir tacire oranla
daha yüksek özen görevi bulunan ve daha basiretli davranması gereken bankanın rasyonel yatırım araçlarına göre kaynaklarına giren parayı değerlendirerek elde edeceği faiz gelirleri hesaplandığında banka lehine gelir oluştuğu, bankanın %13,4 oranında uyguladığı erken ödeme komisyonunun iyi niyet ve hakkaniyet esaslarına aykırı, bankacılık uygulamalarına ve sözleşmede kendisine verilen yetkiyi açıkça kötüye kullanma niteliğinde olduğu, özel hukukta kıyas yapılması mümkün olduğundan Tüketici Kanununda öngörülen erken kapatma tazminat oranları gözönünde bulundurulduğunda mahkememizce de %2 oranında erken kapatma komisyonu alınmasının karşılıklı hak ve menfaatler dengesine uygun bulunduğu, sözleşmenin 15/6.maddesinde erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde işlemiş faizin ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak vadeye kadar faiz ve KKDF de mahsup edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 USD’nin içinde dan kredinin kapatıldığı tarihe kadar işlemiş faiz ve BSMV de dikkate alınarak davacının 3.350.227,88 USD’den %2 erken kapatma komisyonu olan 500.000,00 USD’nin mahsubu ile bakiye 2.850.227,88 USD’yi iade almaya hak kazandığı, fazla yatırılan kısmın yukarıda belirtildiği üzere vadeye olan faiz ve giderlere ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ilk dava ve ıslah talepleri dikkate alınarak 2.850.227,88 USD alacağın 19/07/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında 11.02.2010 tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle erken kapama komisyonu adı altında alınan ücret ile kredi borcunun ödenme tarihiyle erken kapama komisyonunun ödenme tarihi arasındaki döneme ilişkin kredi faizi ve BSMV tutarının iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kredi sözleşmesi TBK’ nun yürürlüğünden önce imzalanmış olsa dahi, 6101 sayılı Yürürlük Kanunu’nun 3.maddesi gereğince genel işlem koşullarının geçmiş hukuki işlemlere de uygulanacağı, ancak somut uyuşmazlıkta, tek başına genel kredi sözleşmesinde kullanılan kredinin vadesinden önce erken ödeme suretiyle kapatılması halinde erken ödeme ücreti veya komisyonu altında bir ödeme kararlaştırılmasının genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği belirtilmiştir. Her ne kadar mahkemenin bu gerekçesi genel işlem koşullarına aykırılık bulunmadığının belirtilmesi bakımından varılan sonuca etkili değil ise de, sözleşmenin imzalandığı tarihte henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı TBK ve bu Kanunda düzenlenen genel işlem şartlarının da somut olay bakımından uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, mahkemenin sözleşmenin 15/6. maddesi üzerinde genel işlem koşulları bakımından bir denetim yapması doğru olmadığı gibi, kullanılan kredinin ticari kredi olması hasebiyle somut uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmayan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 5582 sayılı Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Konularda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerinden bahsedilerek, anılan Kanunların ilgili hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Yine mahkemece, başka bankalara müzekkere yazılarak emsal komisyon oranı sorulmuş, cevabında açıkça oran belirten bankaların ortalaması alınarak oran olarak % 1.33 bulunmuş ise de, yazılan müzekkerelerde uyuşmazlığa konu yüksek montanlı ticari krediye ilişkin limit, miktar, vade, faiz, erken kapama opsiyonlu kredi olup olmadığı gibi krediyi somutlaştıran özellikler belirtilmediği gibi, ortalama değer olarak % 1.33 bulunmasına rağmen bu oranı aşacak şekilde %2 oranının benimsenmesi de doğru bulunmamıştır.
Davacının kredi borcunun ödenme tarihiyle erken kapama komisyonunun ödenme tarihi arasındaki döneme ilişkin kredi faizi ve BSMV tutarının iadesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, öncelikle bankaca tahsil edilebilecek erken kapama komisyon oranının ve tutarının belirlenmesi ve bu belirlemeden sonra ihtirazi kayıtla yapılan ödeme tarihine kadar olan dönem için bir hesaplama yapılması gerekirken, ” ..sözleşmenin 15/6.maddesinde erken ödeme taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde işlemiş faizin ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödenmesi mümkün olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak vadeye kadar faiz ve KKDF de mahsup edilmek suretiyle ve %2 erken ödeme tazminatı almaya davalının hakkı bulunduğu gözönünde bulundurularak davacının ihtirazi kayıtla fazladan yatırdığı 25.642.703,90 USD’nin içinde dan kredinin kapatıldığı tarihe kadar işlemiş faiz ve BSMV de dikkate alınarak davacının 3.350.227,88 USD’den %2 erken kapatma komisyonu olan 500.000,00 USD’nin mahsubu ile bakiye 2.850.227,88 USD’yi iade almaya hak kazandığı, fazla yatırılan kısmın yukarıda belirtildiği üzere vadeye olan faiz ve giderlere ilişkin olduğu..” gerekçesi ile hüküm tesisi de yerinde olmamıştır.
Bu itibarla, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedildiği, kredinin ticari nitelik arz ettiği, yapılacak emsal oran araştırmalarında krediyi somutlaştırıcı bilgilere yer verilmesinin gerekliliği hususları gözetilerek bir araştırma yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca varılması doğru görülmediğinden kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.