Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/13094 E. 2017/6373 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13094
KARAR NO : 2017/6373
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/09/2015 tarih ve 2014/1777-2015/716 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/10/2017 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket iflas idare memurları, şirketin 29.04.2010 tarihinde iflasına karar verildiğini, müflis şirketin iflas öncesinde davalı bankaya yapmış olduğu alacak miktarını aşan taşınmaz devirleri ile davalı bankanın sebepsiz zenginleşmesine ve iflas masasının mal varlığının azalmasına neden olduğunu ileri sürerek, fazla tahsilatın şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki kısmının tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı müflis şirket ile davalı arasında düzenlenen kredi sözleşmeleri, borcun ifası amacıyla gerçekleştirilen ipotekli gayrimenkullerin davalı bankaya devrine ilişkin yasal süreçlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki kurulan hukuki ilişkinin geçerli olduğu, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için gerekli unsur olan “bir kimsenin mal varlığında ortaya çıkan zenginleşmenin geçerli bir sebebe dayanmaması” şartının somut olayda gerçekleşmediği, gayrimenkullerin gerçek değerlerinin çok altında gösterilerek devredilmesinin haciz baskısı altında gerçekleştiği iddiasının gerçekçi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.