Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/14366 E. 2017/4328 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14366
KARAR NO : 2017/4328
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2014/766-2015/954 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin Türkiye İş Bankası … … Şubesi müşterisi ve www.işbank.com.tr adresinin interaktif bankacılık kullanıcısı olduğunu, müvekkilinin 15/06/2006 tarihinde davalı bankanın mevduat hesabında bulunan parasının bilgisi ve rızası dışında kötü niyetli kişilerce mevduat hesabına internet bankacılığı üzerinden giriş yapılarak 8.000,00 TL Asya Katılım Bankası … Şubesi nezdindeki Levent Karabulut hesabına, 2.400,00 TL ise Ziraat Bankası Defterdarlık… Şubesi nezdindeki … hesabına havale edildiğini ileri sürerek davalı bankanın ihmali ve gerekli güvenlik tedbirlerini almaması sebebiyle müvekkilinin hesabından çekilen toplam 10.400,00 TL’nin olay tarihi olan 15/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davayı kabul etmediklerini, davanın zaman aşımına uğradığını, sözleşmenin ifa yerinin … olduğundan bahisle yetkisizlik itirazında da bulunduklarını, kişisel bilgisayarlara yapılan saldırılar nedeniyle oluşan mağduriyette müvekkili bankanın taraf olamayacağını, davaya konu olay ve zararın davacının ihmali ile meydana geldiğini ve müvekkili bankanın herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın hesapların güvenliğinden sorumlu olduğu ve haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 02.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.