YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15105
KARAR NO : 2018/3043
KARAR TARİHİ : 24.04.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2016 tarih ve 2015/345-2016/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının banka hesaplarına borç olarak 30/…/2014 tarihinde ….000 TL, 30/04/2015 tarihinde 1.000 TL, 30/04/2015 tarihinde 1.000 TL, 06/04/2015 tarihinde ….000 TL, 04/03/2015 tarihinde 1.000 TL, …/01/2015 tarihinde 1.000 TL, 05/01/2015 tarihinde ….000 TL, 05/01/2015 tarihinde ….000 TL, 30/…/2014 tarihinde 1.000 TL, 18/…/2014 tarihinde ….000 TL, 01/…/2014 tarihinde 1.000 TL, 22/05/2015 tarihinde ….800 EURO, 18/02/2015 tarihinde 363,00 Euro gönderdiğini, ancak davalının bu borcu ödemediğini, borcun tahsili için yapılan takibe itiraz edidiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacı şirketin müdürü olduğunu, yaptığı işlemlerden dolayı şirketten alacaklı olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda kiracı olduğunu, kira borcu bulunduğunu, yapılan ödemelerin davacının borçlarından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, şirket defterlerinde yapılan havalelerin işyeri maliki sıfatıyla alacaklandırıldığı, davalının davacı şirkette müdür olduğu, taşınmazını da şirkete kiraya vermiş olduğu, havalelerin borç olarak gönderildiğine ilişkin bir ibare taşımadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin şirket müdürüne karşı başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 29.09.2015’te yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık, niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
…- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, …/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.