YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15107
KARAR NO : 2017/5949
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2015/260-2015/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi DAVALI … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkili … adına vekaleten … ile davalılar arasında imzalanan protokol ve hisse devir sözleşmesi ile davadışı şirkete ait hisselerin davalı …’ye devredildiğini, protokol gereği 31.12.2010 tarihinden önceki döneme ait SSK, vergi ve Bağkur borçlarından da devralanın sorumlu olacağını, ancak hisselerini devreden müvekkili …’in geçmiş dönem Bağkur borçlarının davalılar tarafından ödenmemesi nedneiyle borcun yapılandırıldığını ve müvekkili tarafından ödendiğini, yapılan ödemelerin davalılardan tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; noter huzurunda imzalanan hisse devir sözleşmesinde şirket borçlarından sorumluluğa dair hüküm bulunmadığını, protokolün geçersiz olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 30.12.2010 ve 9.1.2011 tarihli iki protokol imzalandığı, sonraki tarihli protokolde şirketin 31/12/2010 tarihine kadar olan vergi SSK bağkur borcunun devralan tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu protokolün resmi sözleşmenin temelini oluşturduğu ve devrin de buna dayanarak noterde gerçekleştirildiği, davalıların protokoldeki imzaya yada içeriğine itirazının olmadığı, o halde protokol hükümlerinin taraflar bakımından geçerli hale geldiği, davacının ödemek zorunda kaldığı prim tutarının 8.101,07 TL olduğu gerekçesiyle davacı … diğer davacıya vekaleten işlem yaptığından aktif husumet nedeni ile davasının reddine, davalı …’nin protokol ile borç üstelenmediği ve pasif husumeti olmadığından davanın reddine, kalan taraflar bakıımından asıl alacak olan 8.101,07 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 415,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.