YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1669
KARAR NO : 2017/4333
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2009 tarih ve 2008/139-2009/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı … Hizm. Medikal Gıda Turz. San. Tic. Ltd. Şti’nde bulunan hisselerini diğer davalılara … 6. Noterliği’nin 18.05.2007 gün ve 7019, 7020, 7021, 7022 yevmiye no’lu sözleşmelerle devrettiklerini, 18.05.2007 tarihinde şirketin bu devirleri onayladığını, bu devirlerin Ticaret Sicil Memurluğu’nda tescil edilmesine karar verildiği, ancak aradan geçen zamana rağmen tescil ve ilan işleminin yaptırılmaması nedeniyle davacıların şirket borçlarından dolayı üçüncü şahıslara karşı sorumluluklarının devam ettiğini ileri sürerek davacıların ortaklık paylarını davalılara devrettiğinin tespiti ile Ticaret Sicil Memurluğu’nda tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TTK’nin 520. maddesi ve şirket sözleşmesinin 14. maddesi gereğince, taraflar arasında geçerli pay devir sözleşmesi yapıldığından, davacıların, pay devir sözleşmesine onay veren 18.05.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ortaklık sıfatlarını kaybettikleri gerekçesiyle davacıların davalı şirketin ortağı olmadıklarının tespitine, Türk Ticaret Kanunu’nda ve Ticaret Sicil Tüzüğü’nde pay devrinin tescil ve ilanı zorunlu bir unsur olmadığı gerekçesiyle de diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılardan … ve … vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket paylarının devrinin tespitine ilişkindir. Mahkemece pay devrinin yasadaki koşullara uygun yapıldığı ve geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak devir tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 520. maddesine göre; geçerli bir limited şirket pay devri için noterde devir sözleşmesi yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ayrıca pay defterine kaydı gerekmektedir. Limited şirketlerde pay devrinin geçerliliği için belirtilen bu üç koşulun yerine getirilmesi zorunludur. Bunlardan birinin eksik olması halinde devir işlemi geçersizdir. Somut olayda devrin devrin pay defterine kayıt edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar … ve …’nun davalı şirketteki tüm paylarını davalılar …, … ve …’e, Noterde düzenlenen sözleşme ile devrettikleri, Ortaklar Kurulu’nun 18.05.2007 tarihili oybirliği ile alınan kararı ile devre muvafakat edildiği, aynı karar ile …’in 3 yıl süre ile şirkete müdür olarak atandığı dosya içeriği ile sabittir.
Uyuşmazlık, devir keyfiyetinin şirket pay defterine kayıt edilip edilmediği, bu hususun limited şirket hisse devrinin zorunlu unsurlarından bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Yerel Mahkemece, şirket pay defterine kayıt olgusunun, hisse devrinin zorunlu unsurlarından bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar … ve … tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda, bu hususun hisse devrinin zorunlu unsurlarından olduğu, mahkemece araştırılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 520/son maddesinde limited şirkette pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve ilgililerin imzalarının notere tasdik ettirilmesi, Yasa’nın 520/ilk maddesinde pay devrinin şirket hakkında hüküm ifade edebilmesi için şirkete bildirilmesi ve pay defterine kaydedilmesi gerektiği, Yasa’nın 520/2 maddesinde devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için ortakların en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi, Yasa’nın 519/son maddesinde de pay defterinin ve listelerin kusurlu ve noksan tutulmasından müdürlerin şahsen ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, hisse devri için 6762 sayılı TTK 520 maddesinde düzenlenen diğer tüm unsurlar gerçekleşmesine rağmen, pay defterine kayıt olgusu gerçekleşmemiştir.
Oysa, devrin pay defterine kaydı, hisse devrinin mutlaka geçerlilik şartı olmayıp, pay defterine tescilin etkisi izhari niteliktedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 03.05.2001 gün, E. 2011/1607 K. 2001/3872, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.12.2004 gün ve E. 2004/3023, K. 2004/12406 sayı).
Ortak sıfatının geçişinin tamamlanması, ortaklığın onayı ile gerçekleşmektedir. (Baştuğ – Temel İlkeler. Sh.199, Poroy – Tekinalp – Çamoğlu -ortaklıklar ve Kooperatifler s. 889, Tekinalp- Tescil Davası s. 5, Hirsch – Tekinalp s. 267, Pulaşlı – Şirketler s. 1024)
Pay defterine kayıt, hukuki bir sonuç doğurmadığı gibi aksine yeni ortağın ve her şeyden önce ortaklığın hukuki durumunu belirlemeye yaramaktadır.
Devralan, kayıttan önce ortak sıfatını kazanmıştır ve ortaklıkta devralana ortak olarak davranma hakkına sahiptir.
Devrin pay defterine geçirilmesi, tarafların ortaklık hukukundan kaynaklanan taleplerini ileri sürmelerine imkan veren bir icra işlemidir. Bu işlemin devreden ve devralan arasındaki ilişki bakımından da bir anlamı yoktur. TTK 520/1 hükmünün amacını aşar biçimde kaleme alındığının kabulü ile niteliğine uygun yorumlanması gerektiği benimsenmelidir. (…Demirkapı – Limited Ortaklıkta payın devri sh. 379)
Devrin pay defterine kaydı, pay defterini tutmakla yükümlü olan kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir. Sorumluluk ve yetki ilişkisi içerisinde, pay defterinin, tutulması müdürler tarafından yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Müdürler hatalı kayıtlardan ve eksik kaydedilmeden doğan zararlardan, ortaklara karşı olduğu gibi, üçüncü kişilere karşı da şahsen ve müteselsilen sorumludurlar.
Ortaklar Kurulu, devri onayladığında, müdürlerin kaydı kendiliklerinden yapmaları gerekmektedir. Bu kaydın yapılması devir sözleşmesinin taraflarının iradelerine bağlı olmadığı gibi, devreden ve devralanın bu konuda bir taleplerinin bulunması dahi gerekmemektedir.
Hisse devrinin, şirket pay defterine kaydedilmesinden bu işle görevli şirket müdürü ile birlikte şirkete sorumludur.
Davacının, şirket aleyhine açtığı davanın, çoğu isteyenin azıda istemiş sayılacağı ilkesinden hareketle davacının devrettiği payların, pay defterine kayıt ve tescili istemine de içerdiğinin kabulü zorunludur. Diğer taraftan pay devrinin, şirket pay defterine kaydedilmesinde davacıya bir kusur izafesi mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Kaldı ki, 6762 sayılı TTK 520/1 maddesi gereğince pay defterine kayıt, şirket yönünden hüküm ifade edebilmek için gerekli olup, davanın kabulüne ilişkin karar, davalı şirket yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davalı şirketle ilgili hususu, davacıya ait payları usulüne uygun devralmış olan davalıların temyizde sıfatları bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
KARŞI OY
Dava, limited şirket ortaklığının devredilmesine bağlı olarak şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar ile davalı gerçek kişiler arasındaki devir sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 520/1. maddesi, limited şirketteki payın devrinin şirkete karşı ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade edeceğinden söz etmekte olup bu husus düzenlemenin açıklığı karşısında devrin münhasıran şirkete karşı ileri sürülmesi ile ilgili kabul edilmek durumundadır. Nitekim anılan maddenin son fıkrasında, pay devrine ilişkin sözleşmenin yazılı şekilde yapılmaması ve imzanın noterce onaylanmamış bulunması halinde (devir sözleşmesinin) ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği hükme bağlanmış olup söz konusu hükmün mefhumu muhalifi uyarınca devrin yazılı şekilde yapılarak imzanın noterce onaylanmış olması halinde ilgililer (devreden ve devralan) arasında hüküm ifade etmesi gerektiğinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bir başka söyleyişle, devir sözleşmesinin yasada tanımlandığı biçimde gerçekleştirilmesi halinde ilişkinin tarafları bakımından geçerli ve bağlayıcı nitelikte olduğu açıktır.
Hal böyle olmakla, diğer unsurları itibariyle yasaya uygun olan ortaklığın devri işlemi bakımından davalı şirketin yerel mahkemece aleyhine verilen kararı temyiz etmemesi nedeniyle, davalı (hisseyi devralan) gerçek kişilerin ise yukarda açıklanan nedenlerle davacı (devreden) yana ileri sürmelerine yasal olanak bulunmadığı anlaşılan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi suretiyle kararın onanması gerektiği kanısındayım. Bu nedenle Dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçesine katılamıyorum.