Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/1717 E. 2017/4697 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1717
KARAR NO : 2017/4697
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2014/1045-2015/911 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ve dava dışı firmaya ait emtianın Türkiye’ye hava yolu ile taşımasının davalı tarafından yapıldığını, Atatürk Hava Limanı’nda davalının geçici depolama alanından tahliyesi esnasında dış ambalajının darbeli, muhteviyatının sızıntılı olduğunun tespit edildiğini, yapılan hasar ihbarı ile 4.951,20 TL tutarında hasar tespit edildiğini, bu tutarın sigortalıya 17.06.2014 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sigortalının haklarına halef olduğunu, Varşova Lahey Konvansiyonu 3-4 no’lu, Montreal protokolü m. 18 uyarınca davalı …nin, hasarsız olarak teslim aldığını, hasarlı olarak teslim ettiği emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu beyanla ödenen sigorta bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddia ve talebinin haksız olduğunu, dava konusu taşımanın hava yoluyla yapılmış olduğunu, Montreal Sözleşmesinin uygulanması gerektiğini, davacının ihbar sürelerine uymadığını ve davacının müvekkili şirkete yapmış olduğu bir ihbarın bulunmadığını, taşıyıcının hasar durumunda sorumluluğunun, özel bir fayda beyanında bulunulmadığı takdirde kilogram başına 17 SDR (revizesi 19 SDR) ile sınırlı olduğunu, konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarının da bunu destekler nitelikte olduğunu, dava konusu hasarlanan malın toplam 500 gr’lık 2 adet şişe olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin sorumluluğunun 0,5 kg x 19 SDR = 9,5 SDR’yi geçmeyeceğini, beyan etmekte ve ihbar sürelerine uyulmadığı için esasa girilmeksizin davanın reddine, aksi kanaat hasıl olduğu takdirde, sorumluluk sınırları dikkate alınarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta ekspertiz raporunda tespit edilen zararın kadri marufunda olduğu ve tamamının toplam 4.951,20 TL hesaplandığı, davalı taşıyıcının kusurlu bulunduğu, hasar ihbarların tutulan tutanaklar ile birlikte yapılmış olduğu, taşıma yapılan emtia tanımlamasında 11.225,20 EURO olarak mal değeri belirtildiği ve taşımayı gerçekleştiren davalı şirket tarafından bu değer kabul edilerek taşıma gerçekleştirdiği, davalının sorumluluğunun sınırı sorumluluk olmadığı, özel fayda beyanı itibariyle davalının meydana gelen zarardan Montreal konvansiyonunun 22/3 maddesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 253,62 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.