Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/1755 E. 2017/5260 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1755
KARAR NO : 2017/5260
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/10/2015 tarih ve 2015/480-2015/1251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesiyle sigortalı emtianın davalı taşıyıcı tarafından yapılan nakliyesi sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, hasar nedeniyle müvekkilince sigortalısına 27.017,95 TL ödendiğini, meydana gelen zarardan taşımayı yapan davalının aracın maliki ve işleteni olması dolayısıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek 27.017,95 TL’nin rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile sigortalı arasındaki Taşıt Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı … ile sigortalı Tarkim arasında imzalanan ve dosyada mevcut olan 13/05/2011 tarihli “Taşıt sözleşmesi”nin 7/c maddesi gereğince “taşımacılık sırasında meydana gelebilecek kaza ve diğer kusurlu hallerden doğan zararın tazmini araç sahibine aittir. Söz konusu sebeplerden dolayı firmamızdan herhangi bir hak talep etmeyecektir” şeklinde hüküm bulunduğu anlaşılmış olmakla davanın Tarkim aleyhine açılması gerektiği davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı ile davadışı sigortalı … Sanayi ve Ticaret A.Ş. (…) arasında imzalanan 13.05.2011 tarihli Taşıt Sözleşmesi başlıklı belgenin 7.b. maddesi uyarınca sorumluluğun …’e ait olacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu hasarın gerçekleştiği taşıma işini esasen 13.05.2011 tarihli sözleşmenin 7.b. maddesi ile davalı … üstlenmiş ve taşıma işi davalının malik ve işleten olduğu çekici ile yine davalının çalışanı olan sürücü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu durumda davalı taşıyıcı sıfatına sahip olup, 6102 sayılı TTK’nın 875. madde düzenlemesine göre, taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıya ve hasarından sorumlu olacağı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.