Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/1756 E. 2017/5174 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1756
KARAR NO : 2017/5174
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2015/1283-2015/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin 23/02/2015 tarihli 2015/2 sayılı kararı ile şirket ortağı …’un geliştirdiği Uydu Aracılığı ile Veri Transfer Sistemini şirkete sermaye olarak konulmasına karar verildiğini, bu sistemin ayın sermaye niteliğinde olduğunu ileri sürerek değerinin tespitini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davanın TTK’nın 342. maddesi gereğince şirkete konulacak ayni sermayenin değerinin tespit istemine ilişkin olduğu, endüstriyel tasarım ve markaya yönelik olarak patent başvurularının şirkete ait olduğu, davacının ortağına ait olduğu “Veri Transfer Sisteminin” fikri hak olarak aidiyetine ilişkin kanıt sunulamadığı, sermeye olarak konulmak istenen sistemin varlığı kabul edilse dahi mülkiyetin ispatlanamadığı, sermaye olarak değer tespitinin yerinde görülmediği, kaldı ki daha önce 13. Asliye Ticaret Mahkemesine ortak tarafından açılan davada alınan raporda da mülkiyetin yanı sıra değere etki edecek hususlar yönünden değerlendirme yaparak bu aşamada sermeye olarak konulabilmesinin mümkün olmadığı belirtilmesine rağmen önceki davadan farklı koşullar gerçekleşmeden bu kez şirket olarak dava açma yoluna gidildiği, davada tarafın değil sermaye olarak konulacak “veri transfer sisteminin” sermaye olarak konulmasını gerektirecek koşulların değişmesinin sonuca etkili olabileceği, davacının mülkiyet hakkına ilişkin patent kaydı sunamadığı ve değeri olduğunu iddia ettiği hakka ilişkin olarak sermaye değeri tespiti talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirkete konulacak ayni sermaye değerinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ayni sermaye olarak değer tespitini istediği Fikri Mülkiyet Hakkı kapsamında 2015/03321 sayılı Endüstriyel Tasarım tescil başvurusuna dayanmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 342. maddesinin “nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dahil malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir”, hükmü yanında, aynı Kanunun 128. maddesi “fikri mülkiyet hakları ve diğer değerler varsa özel sicillerine bu hüküm uyarınca kaydedildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunur hükmünü içermekte olup, bu düzenlemeler uyarınca, tescil zorunluluğu aranmaksızın da fikrî ve sınaî mülkiyet haklarının ayni sermaye olarak taahhüt edilebilecekleri sonucuna varılmaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, söz konusu tasarım tescil başvurusunda hak sahibi olarak davacı belirtildiğine göre, bu başvurunun sonuçlanarak davacı lehine tescil belgesi düzenlenip düzenlenmediği hususunun TPE’den sorulması ve tescilin varlığı halinde TTK 343.madde uyarınca bilirkişi incelemesi ve değerlendirmesinin yapılması; tescilin gerçekleşmemesi durumunda ise söz konusu tasarımın tescilsiz olarak ayni sermaye değeri bulunup bulunmadığı tespit ettirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.