Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/1790 E. 2017/5388 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1790
KARAR NO : 2017/5388
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2015 tarih ve 2014/241-2015/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 03. ve 05. sınıfında yer alan ve tescilli koruma altına alınmış olan ”emblaze” markalarının olduğunu, davalı tarafından tescil edilen 2013/93406 sayılı ”EMBLEZZE+şekil” 3. ve 5. sınıfta tescilli markasının müvekkil markaları ile benzer olduğunu, kötü niyetli tescil olduğunu ileri sürerek söz konusu markanın sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün tespiti ve menine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının şekille bütünlük arz eden bir marka olduğunu, davacı taraf markasıyla bir benzerliği olmadığını, tescilli hak kapsamında markayı kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın marka hükümsüzlüğü ve terkin, tecavüzün tespiti, meni istemine ilişkin olduğu, davacı markalarının 3. sınıfta ”emblaze”, 5. sınıfta ”emblaze + şekil” markası olduğu, davalı tarafın markasının ise ”emblezze+ şekil” kelimesinden ibaret olduğu, emblaze ve emblezze kelimelerinin benzer olup “e” harfi değişikliğinin okunuş itibariyle bir ayırt edicilik getirmediği gibi davacı tarafın 5. sınıfta tescilli markası ile davalı markasının şekil olarak da benzer olduğu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı ve davacı taraf markalarının karıştırılmaya yetecek kadar benzer olduğu, aynı işletmeye ait markalarmış gibi algılanması söz konusu olup hem işaret düzeyinde, hem kelime düzeyinde, hem işletme düzeyinde doğrudan karıştırılma ihtimali bulunduğundan hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı tarafın önceye dayalı kullanımı ile ilgili bir dava olmadığından hükümsüzlük davası açısından davalının üstün hak incelemesi talebinin sadece tecavüzün tespiti ve men’i yönünden bir def’i olarak ileri sürülebileceği, davalının daha önce tescil edilen markaya yönelik benzer markanın tescil edilmesi aykırılık teşkil ettiğinden davalının savunmasının yerinde görülmediği, tecavüzün tespiti men’i yönünden marka hükümsüz sayılıncaya ve karar kesinleşinceye kadar tescilli olarak sahibine kullanım hakkı verdiği ve davalı tarafın kullanımının tescilli hak kapsamında olduğundan davacı tarafın markaya yönelik tecavüzün tespiti men’i yönünden talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ait 2013/93466 sayılı ”emblezze + şekil” markasının hükümsüzlüğüne, terkin edilmesine, tecavüzün tespiti men’i yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.