YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1866
KARAR NO : 2017/4455
KARAR TARİHİ : 18.09.2017
Taraflar arasında görülen davadaMahkemesi’nce verilen 14/10/2015 tarih ve 2013/95-2015/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı ait olan iki daireyi satışa çıkardığını, bu dairelerin tarafından önceden satın alınıp, parasının önceki satıcı ödendiğini, ancak dairelerin üzerindeki ipoteklerin henüz kaldırılmadığını, davacının da ipoteğin kaldırılmasını davalılardan talep ettiğini, ancak anlaşılarak müvekkilinin konut kredisi kapama tutarı olarak 5.10.2011 tarihinde 27.048,16 TL ve yine aynı tarihte 568,05 TL kredi erken ödemeleri adı altında ödemeler yaptığını ve ipoteği kaldırdığını, ancak davalıların bugüne kadar kendisine bu parayı ödemediklerini, bunun üzerine davalılar hakkında takipte bulunulduğunu, ancak davalı borçluların borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı … hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, TBK m. 78 gereğince ödediği bedel karşılığında davacının davalı şirkete rücu etme imkanının bulunmadığını, temlik ve halefiyet gibi unsurların da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı şirkete ait ticari kredi ile ilgili ödemelerin 05.10.2011 tarihinde bankaya yapıldığı ve ana para olarak 27.616,21 TL ve erken kapama komisyon tutarı olarak da 568,05 TL’nin ödendiği, bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin de 10.10.2011 tarihinde terkin edildiği, limited şirketlerin borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece mal varlıkları ile sorumlu oldukları gerekçesiyle, şirket ortağı davalı … açısından davanın reddine, ancak davalı şirket açısından yapılan ödemeler nedeniyle davalı şirket payı üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı ve bu durumun sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle asıl alacak bedelinin % 20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.415,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 440,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.