Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/1875 E. 2017/4526 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1875
KARAR NO : 2017/4526
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2013/470-2015/683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.07.2013 tarihinde Astroyal Spor ve Turizm İşletmeleri Limited Şirketinin hisselerini devraldığını, 16.07.2013 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, 02.07.2013 tarihli toplantıda …’ın tek başına 10 yıllığına müdür seçildiğini, 4 aylık süreçte ödenmeyen senetlerden ötürü şirkete haciz geldiğini, hacizler dolayısıyla şirket bünyesindeki işletmenin zarar ettiğini, bu olaylar üzerine müvekkilinin 30.10.2013 tarihinde 31866 yevmiye nolu ihtarla şirket ortağı olarak şirkete ait tüm bilgi, belge ve ticari defterleri inceleme talebinde bulunduğunu, şirketin müvekkiline hesap çıktısı ibraz ettiğini, hesap çıktısının çelişkilerle dolu olduğunu, şirket bünyesinde işletilen spor salonundan elde edilen gelirle hesap özeti olarak gönderilen ve işletmeden elde edildiği iddia edilen gelirin birbiriyle örtüşmediğinin tespit edildiğini, SSK’ye ödeme yapmadığını, elektrik abonmanlığı sözleşmesinin olmadığını, doğal gaz ödemelerinin gecikmeli yapılması nedeniyle kesintiye uğradığını ve borcu yeniden yapılandırıp kuruma iki adet çek verdiğinin tespit edildiğini, davalının ortağı olduğu aile şirketinden yüklü miktarda borç alıp dava konusu şirketi hukuki sebebi belirli olmayan ağır bir borcun altına soktuğunu belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2-3 maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden azline, şirket ortaklarından veya çalışanlarından birinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının olumsuz davranışları ile şirkete mali ve idari yönden zarar verdiğini, iş yeri içinde kullanılan şirket hesabına dahil olan pos cihazını kullanmayarak başka pos cihazı üzerinden tahsilat yapma ve bu tahsilatları şirket hesabına yansıtmama gibi davranışlar içerisine girdiğini, işyerini mesul müdürden izinsiz kapattığını, davacı aleyhinde … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/506 esas sayılı dosyasında ortaklıktan çıkarılma davası görüldüğünü, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ortak olduğu davalının müdürlüğünü yaptığı Astroyal Spor ve Turizm İşletmeleri Ltd. Şti’nin borca batık durumda olmadığı ancak davalının şirketin mali açıdan denetlenebilmesi yönündeki özen yükümlülüğünü ve yasanın şirket müdürüne yüklediği görevlerini ihmal ettiği, şirketin ödenmeyen borçları sebebiyle çalışamaz hale geldiği ve ancak dava esnasında azil baskısı nedeniyle bu eksikliklerin giderildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının limited şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir. Somut olayda mahkemece atanan kayyımların verdiği iki adet kayyım raporuna dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı yöneticinin azline karar verilmiştir. Dava 19/11/2013 tarihinde açılmış olup kayyımların düzenlemiş olduğu 20.03.2014 havale tarihli rapora göre şirketin elektrik ve doğalgaz borçlarının ödenmemesi sebebiyle işletmenin gayrifaal durumda olduğu, 24.06.2014 havale tarihli raporda ise şirketin defterleri üzerinde inceleme yapılması için davalı tarafa süre verilmesine rağmen defterlerin tesliminden imtina edildiği ve gerekli incelemenin yapılamadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 630/2 maddesinde gösterilen haklı sebebin hiç şüphesiz dava tarihi itibariyle mevcut olması gerekmektedir. Gerek kayyım raporları gerekse kayyım raporlarına dayanan bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamamaktadır. Ayrıca şirket aleyhine icra takiplerinin bulunması şirket müdürünün azil sebebi olarak kabul edilmiş ise de bu takiplerin dayanağı borçların nasıl ve hangi tarihte oluştuğu, şirketin likiditesi mevcut olmasına rağmen yönetimin ödeme yapmaktan imtina edip etmediği hususları dahi incelenmeden, mahkemece davanın devamı sırasında tedbiren atanan ve mahkemece verilen görev zımnında düzenlenen kayyım raporlarına istinaden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.