YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1889
KARAR NO : 2017/4298
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 12/11/2015 tarih ve 2015/429-2015/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’un daval mevduat hesaplarının bulunduğunu, diğer davacının ise bir kısım birikimlerini teyzesi olan …’un hesaplarında değerlendirdiğini, bu kapsamda dava öncesinde davacılar arasında temlik sözleşmesi düzenlendiğini, davalı banka servis yetkilisi olan çeşitli yöntemlerle müşteriler nezdinde sağladığı güveni ve bankanın kendisine verdiği yetki ve görevi kötüye kullanarak çok sayıda müşterinin hesabını usulsüz şekilde boşaltıp zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek …’e ait olan ve …’un vadeli mevduat hesabında bulunması gereken 15.250 USD’nin vadeli döviz hesabının bozulduğu tarihten itibaren hesaplanacak vadeli döviz hesabı faizi ile, 3.740 TL’nin ise hesap açılış tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte …’e, 4.074,73 EURO’nun vadeli hesabın bozulduğu tarihten itibaren hesaplanacak vadeli mevduat hesabı ile birlikte …’a ödenmesine, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davacı …’a, yine 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı …’e ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı … yönünden 3.740,00 TL’nin paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’e ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminata ilişkin hüküm altına alınan sair kısımlar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili tem
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.144,86 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.