YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2019
KARAR NO : 2017/4745
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2015 tarih ve 2014/1644-2015/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil ile borçlu Tetiker Metal San. ve Tic Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince kredi borçlusunun lehtar olduğu ve davalı tarafından keşide edilen iki adet çekin müvekkili bankaya teminat olarak verildiğini, borçlunun kredileri geri ödememesi üzerine hesabının kat edildiğini ve müvekkiline teminat olarak verilen çeklerin tahsili için muhatap bankaya ibraz edildiğini, ancak çeklerin karşılığının çıkmadığını ve yasal sorumluluk miktarı olan 2.090,00 TL’nin ödendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı keşideci aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının ise bu takip için çeklerin yasal süresinde ibrazının yapılmadığı gerekçesiyle şikayet yoluna başvurduğunu, icra mahkemesinin şikayeti kabul ettiğini ve kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ancak çeklerin muhatap bankaya yasal süresi içerisinde ibraz edildiğini ve yasal sorumluluk bedellerinin muhatap bankadan tahsil edildiğini, icra mahkemesinin sınırlı yetki ve inceleme sonucu vermiş olduğu kararın işbu alacak davasında delil olamayacağını ileri sürerek 97.910,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava konusu çeklerin meşru hamili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile dava dışı Tetiker Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen kredi sözleşmesi gereğince davalının keşideci olduğu dava konusu iki adet çekin teminat amacıyla davacıya verildiği, çeklerin Merkez Bankası’nca yayınlanan yönetmelikte belirlenen esaslar çerçevesinde fiziki olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalar arası takas odaları aracılığıyla elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek zamanında ibrazının yapılmış olduğu ve kambiyo senedi vasfını da kaybetmemiş oldukları, çekin takas odasınca yapılan ibrazında çeklerin arkasına karşılığının olmadığına dair kaşenin basıldığı .ancak tarih kaşesinin basılmamış olduğu, daha sonra muhatap bankadan kanuni sorumluluk tutarının tahsili sırasında 12/12/2013 tarih kaşesinin basılmış olduğu ve bu nedenle İcra Hukuk Mahkemesi ve Yargıtay’ın yanıltılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 97.910,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, çekten kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı banka vekilinin, dava dilekçesinde ve yargılamanın her aşamasında dava konusu çeklerin, lehtar dava dışı Tetiker Metal San ve Tic.Ltd.Şti. tarafından kullanılan krediye teminat olarak müvekkiline verildiğini ileri sürmüş olması karşısında çekin rehin cirosu sonucu davacı bankanın elinde bulunduğu kabul edilmelidir. Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun’un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz. Bu durumda, mahkemece, davacı bankanın dava konusu çeklerin yetkili hamili olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.