Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2035 E. 2017/4871 K. 28.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2035
KARAR NO : 2017/4871
KARAR TARİHİ : 28.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/09/2015 tarih ve 2014/69-2015/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin … Ticaret Siciline kayıtlı olduğunu, şirket ortaklarından … ‘nin şirkete %11 oranında hissesi bulunduğunu, bu hisse davalı … tarafından haczedildiğini, davacı şirket adına tapuda işlem yapmak üzere sicil tasdiknamesi verilmesi talebiyle … Ticaret Sicil Memurluğuna başvurulduğunu, başvuruya verilen cevabi yazı ile taleplerinin reddedildiğini, davalıların davacı şirketin sicil tasdiknamesi verilmesi yönündeki talebinin reddi ve ret gerekçelerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin davalılardan TMSF’ye borcunun olmadığını ileri sürerek, “malvarlığıyla ilgili işlem yapılamaz, menkul gayrimenkul satım ve devir işlemi yapamaz” şeklinde sicile işlenen meşruhatın davacı şirket sicil kaydından çıkarılmasına karar verilerek davacının tasarruf ehliyetine haksız ve kanunsuz müdahalenin önlenmesi ve kısıtlamanın kaldırılmasını yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini talep talep etmiştir.
Davalı … vekili, yetkisizlik kararı verilmesini, husumet itirazının kabulü ile davanın müvekkili fon yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini, kurumları yönünden esastan reddini, davanın kabul edilmesi durumunda dava ikamesine sebebiyet vermediklerinden kusur ve sorumluluğu bulunmayan kurumları aleyhine yargılama giderleri ve ücreti vekalet takdir edilmemesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Müdürlüğü vekili, Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak yapılmış işlemlerde herhangi bir hukuki eksiklik bulunmadığını, sicil müdürlüğü olarak yapılan işlemde TMSF talimatı doğrultusunda hareket edilmiş olduğu da dikkate alınarak davanın açılmasına sebebiyet veren bir işlemi bulunmadığından davanın kabulü halinde Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını talep ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu davacı şirketin tasarruf ehliyetini kısıtlayan yazı ve şerhlerin kaldırılması gerektiği, ancak haciz ve şerhlerin TMSF’nin haciz fekkine ilişkin yazısına istinaden … Ticaret Sicil Müdürlüğünce 14/10/2014 tarihinde kaldırıldığının anlaşıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın açılmasına TMSF’nin sebep olduğu ve haciz ve şerhlerin dava açıldıktan sonra kaldırıldığı gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı …’ye yükletilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin 2 numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı …’nin yazısıyla davacı şirketin malvarlığında tasarruf işlemleri ile ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünde konulan şerhin kaldırılmasına ilişkindir. Mahkemece dava konusu edilen şerhlerin ve davaya konu olmayan; şirket ortağı … ’nin hissesine konulan haciz şerhinin kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa ki yukarıda belirtildiği gibi dava şirketin malvarlığı işlemleri ile ilgili şerhin kaldırılması nedeniyle konusuz kalmış olup, gerekçe ve hükmün sonuç kısmında haczin kaldırıldığına ilişkin kabul yerinde bulunmadığından, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün gerekçe kısmında “hacizlerin de kaldırılmış olduğuna” dair gerekçe ile hükmün 1 numaralı bendindeki “davaya konu” ibaresinden sonra gelen “haciz ve” ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.