Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2037 E. 2017/5017 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2037
KARAR NO : 2017/5017
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2015 tarih ve 2013/409-2015/830 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasında 04.09.2009 tarihinde ihale kayıt numarası 2009/82405 olan Elektrik Dağıtım Şebekeleri YG Dağıtım Hatları ve Kilometrik bedelli YG Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesi adı altında sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında davacı şirketin yüklenici konumunda olduğu, sözleşmenin eki niteliğinde olan yapı işleri genel şartnamesinde sözleşme kapsamında olan bölümün kamulaştırma işlemlerinin bitmediği, hat güzergahında bulunan hak sahipleri ile doğacak problemler ve hat güzergahı üzerindeki ağaçların kesilmesi ile ortaya çıkan sorunların davalı şirket il müdürlüğünün emlak ve kamulaştırma şefliği tarafından çözüleceğinin sözleşmede açıkça belirtildiğini, ancak kamulaştırma ve irtifak tesis işlemleri davalı şirket tarafından bitirilemeyen bir kısım taşınmaz maliklerinin davacı şirket çalışanlarına zorluk çıkarması üzerine, durumun davalı şirkete defalarca bildirilmesine rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, bunun üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve sözleşme imzalanırken davacı şirket tarafından yatırılan teminat mektubunun iadesi istemi ile dava açıldığını, mahkememizin 2011/165 esas 2012/377 karar sayılı dosyası ile görülen dava sonucunda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshine ve davacı şirket tarafından yatırılan teminat mektubunun müvekkili şirkete iadesine karar verildiğini, söz konusu kararın sadece davacı şirket lehine vekalet ücreti yönünden temyiz edildiğini ve davanın esasına ilişkin olarak verilen kararın kesinleşmiş olduğunu, davacı şirketin söz konusu sözleşmeye güvenerek bir çok yeni personel aldığını, araç aldığını, yine araç kiralamak zorunda kaldığını, sözleşme kapsamında menfi zarara uğradığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile 10.000 TL davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile, talebini 45.346,79 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, mahkemenin 2011/165 esas 2012/377 karar sayılı kararında işin sözleşmeye göre yapılamaması sebebinin davalının kendi üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirememiş olmasından kaynaklandığı, yani ilgili sözleşme hükümleri gereği kamulaştırma ve irtifak tesisi işlerinin davalı şirket tarafından yerine getirilmemesi sebebi ile sözleşmenin feshi gerçekleştirildiği, davacı 03.05.2010 tarihinden sonraki döneme ilişkin sözleşme kapsamında yapmış olduğu harcamalara yönelik olarak bu kapsamda davacının söz konusu tarihten sonraki dönemde ödediği sözleşme kapsamındaki işçi ücretlerini, araç kirası bedellerini, şantiye giderlerini talep edebileceği, alınan bilirkişi raporu ile davacı şirketin davalıdan talep edebileceği menfi zararının 45.346,79 TL olduğu, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü ile toplam 45.346,79 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanan Elektrik Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesi’nin feshi nedeniyle uğranılan menfi zararın tahsili istemine ilişkin olup, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yapılan bilirkişi incelemesinde davacı şirket defterlerinin incelendiği fakat defterlerin usulüne uygun tutulmadığının anlaşıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK. 222. maddesi gereğince usulüne uygun tutulmayan defterlerin delil niteliğinin mahkemece değerlendirilmesi, gerekirse bu konunun da ayrıntılı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılarak, defterdeki kayıtların sadece davada yer alan sözleşme gereğince mi yapıldığının da ayrıca açıklığa kavuşturulması suretiyle, tarafların sunmuş oldukları başkaca delillerin de değerlendirilmesi sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.