Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2124 E. 2017/6124 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2124
KARAR NO : 2017/6124
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2013/207-2015/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “…”, “…”, “… + Şekil”, “… Mahalle + Şekil” markalarının TPE nezdinde davacı şirket adına tescilli olduğunu, “…” markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalı tarafın müvekkilinden izin almadan “…” ibaresini işyeri tabelasında, poşet, çanta, tanıtım evrakları vb. eşyalar üzerinde kullandığını, yapılan arama, el koyma tedbirinde bu hususunun ispatlanmış olduğunu, davalı kullanımlarının markaya tecavüz teşkil ettiğini, “…” ibaresini taşıyan tüm ürünlere el konulmasını, dava sonuna kadar “…” ibaresinin kullanılmasının engellenmesine, tecavüzün men’i ve ref’ine, ticari faizi ile birlikte 556 sayılı KHK 66/2-a uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL yoksun kalınan kâr ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin kuruluşundan itibaren davacı … Yatırım ve Tic. A.Ş’nin bilgisi ve onayı dahilinde “…” markası altında davacının mamullerini satarak ve davacının … Şubesi olarak faaliyette bulunduğunu, davacının iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ”…” ibareli 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tescilli markası bulunduğu, … Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre dava dışı …, davacı … Yatırım ve Tic. A.Ş.’nin %33 ortağı ve yönetim kurulu başkan yardımcısı ve aynı zamanda davalı … Mamulleri Tic. Ltd. Şti’nin de ortağı ve müşterek imza yetkililerinden birisi olduğu, 17.09.2014 tarihinde davalı şirketteki hisselerini … ve …’a devir ettiği, şirket müdürlüğünden de ayrıldığı, davacı şirketin 06.11.2013 tarihili uyarı ile davalıya, varılan sözlü mutabakat gereği 01.09.2013 tarihi itibariyle taraflar arasında yapılmış bulunan franchising sözleşmesinin ortadan kaldırıldığını bildirdiği, dolayısıyla taraflar arasında geçerli bir franchising sözleşmesinin var olduğu ve 01.09.2013 tarihine kadar da geçerli olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, başka bir anlatımla, davacının göndermiş olduğu uyarı ile taraflar arasında markanın kullanımına izin verilmesi konusunda bir anlaşma bulunduğunu kabul ettiği, bu ihtarnamede
davacı yanın aralarındaki sözleşmeyi taraflar arasındaki şifahi mutabakata uygun olarak sonlandırdığını belirttiği, ancak taraflar arasında sözleşmenin sözlü mutabakat ile sona erdirilmesine ilişkin sözlü bir mutabakatın ispat edilemediği, bu bakımdan sözleşmenin sözlü mutabakat ile sona erdirildiğine ilişkin 06.11.2013 tarihli uyarıdaki beyanın dikkate alınamayacağı, davacı yanın 20.09.2013 tarihinde davalıya ait işletmede arama ve el koyma tedbirlerine başvurduğu, dolayısıyla 20.09.2013 tarihinden itibaren davalı yanın, davacı yan markasını kullanma hakkının sona erdiğini bilmesinin gerektiği, bu bakımdan ancak bu tarihten sonra gerçekleşen kullanımlar yönünden davalı yanın kullanımlarının marka hakkına tecavüz olarak kabul edilebileceği, ancak davalı yanın bu tarihten sonra davacı yan markasını kullandığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.