Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2146 E. 2017/4722 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2146
KARAR NO : 2017/4722
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 21/10/2015 tarih ve 2015/253-2015/1075 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı ürününün, don rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta edildiğini, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 11.628 TL’nin olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve bağlama dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zararın devlet tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ürününün don olayına karşı sigortalandığı, sigortanın devamı esnasında ürünün donarak zarar gördüğü, don olayının meydana gelmesinden sonra davalının tek taraflı olarak, davacıya bilgi vermeksizin zeyilname düzenlediği ancak bu davacıyı bağlamayacağından tazminattan indirim sebebi yapılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 11.628,00 TL’nin 30/08/2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 595,73 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.