Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2190 E. 2017/4998 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2190
KARAR NO : 2017/4998
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/384-2015/653 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ortak olduğu şirketin ana sözleşmesinde yönetim kurulunun en az üç en çok beş kişilik heyetlerden oluşabileceği hükmü yer almasına rağmen tek kişilik yönetim kurulu oluşturulduğunu ileri sürerek 2015-8 nolu yönetim kurulu kararının iptali ile bu kararın dayanak yapıldığı tescil talepnamesi ve şirket imza sirkülerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin 2013 yılı olağan genel kurulunda alınan karar ile Mustafa İlhan’ın tek aday olarak yönetim kurulu asil üyeliğine seçildiğini, alınan kararın 6102 sayılı TTK hükümlerine uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alınan yönetim kurulu kararının şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davaya konu yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Sadece şirket ana sözleşmesindeki sayıdan daha az kişinin genel kurul kararıyla yönetim kuruluna seçilmesi yönetim kurulunun aldığı kararların iptalini gerektirmez. Ancak esas sözleşmede taban ve/veya tavan rakamlar belirlenip bu sınırlara riayet kaydıyla üye sayısını belirlemek genel kurulun taktirine bırakılmışsa, tam sayı hesabında, ilk esas sözleşmeyle atanan üye sayısı esas alınır. Boşalmalar sebebiyle sonradan bu sayıda azalmalar meydana gelse bile durum değişmez. Yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını da toplantıda hazır bulunanların çoğunluğu ile alır. O halde yönetim kurulu kararı toplantı yapmak suretiyle aldığı hallerde toplantı yeter sayısı üye tam sayısının çoğunluğudur. Yönetim kurulu üye tam sayısının hesabında esas sözleşmedeki üye sayısı esas alınır. Esas sözleşmede belirtilen sayılara uygun üye seçimi yapılmasa bile üye sayısının hesabında fiili durum değil esas sözleşmedeki üye sayısı esas alınır. (Kırca, Şehirali Çelik, Manavgat, Anonim Şirketler Hukuku, Cİlt I, Temel Kavramlar ve İlkeler Kuruluş Yönetim Kurulu, sayfa 500 vd.). Her ne kadar ana sözleşmede yönetim kurulunun en az üç en çok beş üyeden oluşacağı belirtilmesine rağmen, genel kurulda bir kişinin yönetim kuruluna seçilmesi anılan genel kurul kararının yokluğunu gerektirmese de yönetim kurulu kararlarının ana sözleşmede öngörülen nisaplara uygun olması gerektiği sonucunu değiştirmez. Somut olayda iptali istenen yönetim kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen en az üç kişilik yönetim kurulu üyeliğinin çoğunluğuyla alınması gerektiği halde, nisaba uygun olmadan alınan karar, “iptal” hukuki sebebini değil “yokluk” hukuki sebebini gerektirir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararında yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti yerine iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemişse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek bu gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ikinci fıkrasında yer alan “İPTALİNE” ibaresinin çıkarılarak yerine yok hükmünde olduğunun tespitine” ibaresinin eklenmek suretiyle kararın değişik gerekçeyle davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.