Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2216 E. 2017/4619 K. 21.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2216
KARAR NO : 2017/4619
KARAR TARİHİ : 21.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 gün ve 2011/275 – 2013/404 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/09/2015 gün ve 2015/7718 – 2015/9171 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile yakın akraba olduğunu, müvekkiline ait taşınmazların davalı …’a satıldığını, satış işlemlerinin davalı … tarafından verilen vekaletnameye istinaden annesi diğer davalı … tarafından yapıldığını, taşınmazların devri davalı …’a yapıldığı halde vekalet ile taşınmazı alan davalı … tarafından satış bedeli karşılığı olarak 30/12/2002 tanzim tarihli 290.000,00 ABD doları bedelli bono verildiğini, bono bedelinin davalılar tarafından ödenmediğini, bonoyu davalı …’ın imzalamasına rağmen borcu davalıların birlikte ödemeleri gerektiğini ileri sürerek, bono bedeli veya taşınmazların bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı klamak kaydıyla 40.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini; birleşen davada ise davalıların aldıkları taşınmazların ve verilen bononun karşılığında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile daha önce talep edilen 40.000 TL alacaklarının haricinde 482.000,00 TL alacağın yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili …’ın davaya konu senedi düzenlemediğini, diğer müvekkili …’ın annesi …’a kendisi adına senet düzenlenme yetkisi vermediğini, davacıdan satın alınan taşınmazlar için davacıya toplam 100.000,00 İsviçre Frankının bir kısmının havale yoluyla bir kısmının ise elden ödendiğini, davacının iddiasını tapu gibi bir belge ile kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davada davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden ise açılan davanın tefrikine dair verilen karar Dairemizin 2015/7718 Esas 2015/9171 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bu kez asıl ve birleşen davada davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, Daire bozmasında ödemeye ilişkin ispat külfetinin davalılarda olduğunun belirtilmiş olmasına ve taşınmazların satış bedelinin ödenip ödenmediği hususunun bu aşamadan sonra mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.