YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2299
KARAR NO : 2017/4779
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ : …(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2014/255-2015/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; davalının, 2008/31 esas sayılı dosya ile “Bomba” animasyon filmi için senaryo ücreti alacağı davası açtığını ve davanın lehine sonuçlandığını, davalı yanın başlattığı takip sonucunda 9.753,21 TL’yi davalıya ödediğini ancak davalı ile arasında herhangi bir sözleşme veya senet mevcut olmadığından davalıya borcunun bulunmadığını, kendisinin yapımcı olmadığını, animatör ve yönetmen olarak FSEK 8. maddesi gereğince eser sahibi olduğunu, ödemelerin film yapımcısı tarafından yapılması gerektiğini, ilgili filmin yapımcısının davalı olduğunu, asıl alacaklı olanın kendisi olduğunu ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalıya ödediği 9.753,21 TL’nin davalıdan işlemiş en yüksek faizi ile geri alınarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının hem yapımcı hem de eser sahibi olduğunu, müvekkilinin davacıya “bomba” isimli projeyi verdiğini, bunun karşılığında 5.000,00 TL almasını kararlaştırdıklarını, aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, proje dosyasında senaryo telif hakkı olarak 2.000,00 TL bütçe ayrıldığını, davacının senaryo ücretini ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin 2008/31 esas sayılı dosyasında projenin senaristi olan …’ye ödenmesi gereken 2.000,00 TL’nin … tarafından ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın faiziyle hüküm altına alındığı ve kararın kesinleştiği, davacının işbu davadaki talebinin de 2008/31 esas sayılı dosyada verilen hükümle doğrudan bağlantılı olduğu, dolayısıyla davanın kesinleşen hükme rağmen açıldığı, … 4. FSHHM’nin 2009/20-180 sayılı dosyasında da, davacının menfi tespit talebinde bulunduğu ve mahkemece kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verildiği, hükmü kesinleşen dosyada tarafların aynı ve uyuşmazlığa konu fiilin ve talebin aynı nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.