YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2318
KARAR NO : 2017/4506
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2015 tarih ve 2014/345-2015/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TV+ ibareli 38. sınıf hizmetleri içeren 2007/8131, +TV ibareli 38. sınıf hizmetleri içeren 2007/15068, tv+plus ibareli 38. sınıf hizmetleri içeren 2012/37251, TURKCELLTV ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/39176, TURKCELL PLUS TV ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/39177, TURKCELLTV ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/39178, TURKCELLTV PLUS ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/39179, TURKCELLTV ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/39180, TURKCELLTV ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/39181 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, kötüniyetli davalının 2012/52159 no’lu, “ARTITV+ŞEKİL” ibareli, 35 ve 41. sınıftaki hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak yaptıkları itirazın reddedildiğini oysa, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, TPE YDİK’in 2014/M-8659 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TV, + ve PLUS kelimelerinin davacı markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olup, sunulan mal ve hizmetlerin en üst düzeyde, kapsamının doluluğunun yüksek bulunduğunu bildirdiği, bu nedenle davacının TURKCELLTV, TURKCELL PLUS TV, TURKCELLTV, TURKCELLTV PLUS, TURKCELLTV, TURKCELLTV esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile davalının.artıtv+şekil ibareli markası arasında iltibasa neden olacak derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının TV+; +TV; tv+plus ibareli markalarıyla davalı markası arasında artı ve tv ibareleri itibariyle bir benzerlik bulunmakta ise de, davacının bu markalarının sadece 38. sınıf hizmetler için tescilli olduğu, davacının bu markalarının tanınmış da olmadığı, TURKCELLTV, TURKCELL PLUS TV, TURKCELLTV, TURKCELLTV PLUS, TURKCELLTV, TURKCELLTV ibareli markalarının TURKCELL ibaresinden bağımız olarak sadece TV yahut PLUS ibaresi itibariyle korunmayacağı, tekel altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda olduğu, başvuru kapsamında bulunan 35 ve 41. sınıf ürün ve hizmetlerin bu ürün ve hizmetten yararlanacak olan kişiler bakımından satın alınması için çok ciddi bir araştırma yapılmasının gerektiği, davacının genel olarak iletişim ve yayıncılık sektöründe faaliyette bulunduğu, davalının 35 ve 41. sınıf hizmetler için tescil ettirdiği işaretinin, davacının markaları ile kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetlere yanaştırma niyet ve arzusu ile hareket etmediği gibi, böyle bir sonucun da doğmadığı, davalı işaretinin, davacı markasından sözcük ve düzenleme tarzı yahut biçim itibariyle farklı olması, farklılığın kapsamındaki 35 ve 41. sınıf hizmetlerin alıcı ve yararlanıcıları tarafından derhâl algılanabilecek durumda olması nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin, davacıya ait iletişim sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.