Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2335 E. 2017/4918 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2335
KARAR NO : 2017/4918
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2012/229-2015/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl-birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin ‘‘Şekil+ETİ FORM, Şekil+FORM, ETİ FORM, ETİ FORM, ETİ FORM, FORMDAKAL, FORMPUAN, FORMBALL, FORM YE FORMDA KAL, FORM YE FORMDA KAL, ETİ FORM, FORM, FORM PLUS, FORM EXTRA, ETİ FORM TAHILLI’’ ibareli tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibarını zedeleyecek olan, yine ‘‘ETİ FORM’’ sözcüğünü de içeren müvekkili tasarımlarının aynısı olup onlardan belirgin biçimde farklı olmayan, davalıya ait 10.06.2010 gün ve 2010/38357 ve 2010/38353 kod numaralı, ‘‘DORUK ORFORM’’ ve ‘‘DORUK BİOFORM’’ ibare ve biçimli marka tescil başvurularının ilânı üzerine iltibas ve tanınmışlık ile tasarım hakkına tecavüz vakıasına dayalı başvuruların reddi itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak da YİDK tarafından 2012/M-2905 ve 2012/M-3343 sayılı kararlarla reddedildiğini ileri sürerek, 30.sınıftaki ekmek ürüleri bakımından hukuka aykırı kurum kararlaının iptalini ve davalının markalarının hükümsüzlüğüyle sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Asıl-birleşen davada davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının başvuruda bulunan ürün ve hizmetleri genel olarak içerdiği, davacının FORM ibare ve biçimli bu markalarıyla davalının başvuruları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu tescillerin herbirinin zayıf marka konumunda bulunduğu, zayıf marka sahiplerinin aynı işaretlerin farklı bazı unsurlarla birlikte tesciline karşı çıkamayacakları, tarafların aynı sektörde faaliyette bulundukları, bu ürün ve hizmetler bakımından eş zamanlı olarak markalarını kullandıkları, her iki taraf için de hukukî yola tevessül olunmadığı, anılan tanıtım işaretlerini tescil edildiği biçimde ve kullanımda birbirlerine yanaştırmadıkları sürece markalar kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından kullanımının iltibas yaratmadığı, davacının markaları tanınmış dahi sayılsa sonucun değişmeyeceği, benzeşen unsur olan FORM ibaresinin sektörde bir çok firma tarafından diğer unsurlarla birlikte her iki taraftan önce fiilen uzun zamandan bu yana kullanıldığı, tasarım tescil belgesinde yer alan sözcük unsurlarının markasal koruma sağlamaması, başvuru konusu işaretlerin bir tasarım içermemesi karşısında tasarım tescilinden doğan hakların ihlalinden de sözedilemeyeceği, kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl- birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl- birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl- birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.