YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2360
KARAR NO : 2017/5223
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ : …FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2015 tarih ve 2014/107-2015/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı ile müvekkili … ve diğer meslek birlikleri arasında 01.08.2008 tarihli bir lisans sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından bu sözleşme uyarınca müvekkilinin repertuarındaki eserlerin kullanıldığını, karşılığında ödemesi gereken telif bedellerinin ödenmediğini, gönderilen ihtarın tebliğine rağmen cevap verilmediğini, alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının dayanak yaptığı sözleşmenin tüm meslek birlikleri ile imzalandığını, meslek birliklerinin birlikte hareket etmekten vazgeçip ayrıldıklarını, dolayısıyla bir meslek grubuna ödeme yapılmasının taahhüt edilen haktan faydalanma imkanı vermediğini, bu nedenle sözleşmenin uygulanamaz ve geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine ve % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 9.3 maddesinde meslek birliklerinin sözleşmeden doğan haklarını tek başlarına veya birlikte kullanma hakkına sahip olduğu, davalının bir meslek grubuna ödeme yapılmasının taahhüt edilen haktan faydalanma imkanı vermediğine ilişkin savunmasının ispat edilemediği, dolayısıyla sözleşmenin geçerli olduğu, yapılan hesaplamada toplam alacak tutarının 8.404,78 TL asıl alacak, 1,513- TL KDV 746,06 TL birikmiş faiz olmak üzere 10.663,84 TL olduğu, davalının 07.04.2013 tarihinde yapılan ihtar ile temerrüde düştüğü, sözleşme uyarınca asıl alacak tutarına yıllık % 24 temerrüd faizi yürütülmesi gerektiği, bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptali ve takibin 8.404,78 TL asıl alacak 1.513,00 TL KDV, 746,06 TL işlemiş faiz toplamı olan 10.663,84 TL üzerinden devamına fazlaya dair talebin reddine, ayrıca faturaya dayalı likit alacak nedeniyle asıl alacağın % 20’sine tekabül eden miktarın icra inkar tazminatı olarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin ve davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 517,64 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.