YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2437
KARAR NO : 2017/4678
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
–
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/11/2015 tarih ve 2015/466-2015/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın “falezler” ibaresinin tescili için yaptığı marka başvurusunun, davalının “falez” markası nedeni ile reddedildiğini, ancak davalının markasını 35. 01 sınıfda kullanmadığını ileri sürerek, davalı markasının anılan sınıfta kullanmama sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2012/16057 no.lu “ Falez “ ibareli markanın 35. sınıfta yer alan ”reklam acentesi hizmetleri, ilan büroları hizmetleri, tv, radyo, posta ile reklam ve ilan hizmetleri, ilan sütunlarının hazırlanması hizmetleri, reklam hizmetlerinin dağıtım hizmetleri, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyon hizmetleri, pazarlama ile ilgili bilgilendirme hizmetleri, satışı artırma (promosyon) hizmetleri, vitrin süsleme ve düzenleme hizmetleri, anket hizmetleri, halkla ilişkiler hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın 35. sınıftaki anılan hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.