Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2447 E. 2017/4716 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2447
KARAR NO : 2017/4716
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2011/562-2014/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10/04/2011 tarihinde davalı hava yolu şirketi ile Amerika’ya seyahat ettiğini ancak, davalının ihmali sonucu şahsına ait bavulun kaybolduğunu, müvekkilinin içinde 2.000 USD değerindeki şahsi ve özel eşyaları ile kendi yaptığı tabloların kaybolmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3500,00 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, varış mahallinde teslim almadığı bagaj için davalı şirkete yazılı olarak başvuruda bulunduğu ve davalının da standart bedel uygulamaları gereğince 26/04/2011 tarihinde, 172,36 USD ödediği, davacının bagajını taşıyıcıya verirken bagaj kg. ağırlığını kayıt altına aldırdığı halde yağlı boya tablolara ilişkin olarak özel bir bildirimde bulunmadığı ve buna ilişkin ek bir ücret de ödemediği, yağlı boya tabloların niteliği itibariyle bagajda taşınmaya elverişli eşyalardan olmadığı gibi, davacı tarafından özel bildirimde bulunulmadığı ve ek bedel de ödenmediği dikkate alındığında davalının taşıma esnasında kendisine bildirilmeyen eşyanın zararından veya kaybolmasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, manevi tazminata hükmedilebilmesi için de, sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edilmesi gerekli olup, valizin kaybolması sonucunda yaşananların MK’nın 24 ve BK’nın 49. m. anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacak olaylardan olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının yurt dışında yaşayan kızına ziyarete gittiği, kızı ve damadının ailesi için hediyeler götürdüğü, valizde kızının yanında uzun süreli kalmaya yönelik şahsi ve özel eşyalarının ve ayrıca davacının kendisi tarafından kızı ve ailesine hediye edilmek üzere yapıldığı iddia edilen tabloların da bulunduğunun ileri sürülmüş olması karşısında, davalının kusurlu eylemi ile bu eşyaların kaybının davacıda manevi zarara yol açacağı kabul edilerek uygun bir miktarda manevi tazminata hükmetmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.