Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2465 E. 2017/4727 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2465
KARAR NO : 2017/4727
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/11/2015 tarih ve 2014/287-2015/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin … no’lu, “m+şekil” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin 2009/34886 sayılı ve “M Selection+şekil” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini oysa, müvekkilinin muhtelif sayıda “M” ibaresini içeren markaları bulunduğunu, davalı başvurusu ile müvekkili markaları benzer olduğundan iltibasa sebebiyet vereceğini aynı zamanda haksız rekabet teşkil edeceğini, kötüniyetli davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, TPE YİDK’in 2014-M-5945 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar benzer olmadığından iltibasın da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “M Selection+şekil” ve diğer “M” esas unsurlu markalarıyla davalının “m+şekil” ibareli başvurusu arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının “m+şekil” ibare ve biçimli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, “m+şekil” şeklindeki marka tescilinin davacıya ait “M Selection+şekil” ve diğer “M” esas unsurlu markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlamayacağı, iltibasın bulunmadığı yerde haksız rekabetten de söz edilemeyeceği, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanılmayacağı, bu bağlamda davalının markasının davacı markasının tanınmışlığından istifade ederek toplumun dikkatini çekeceği ve onun temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markasını taşıyan ürünlere devrini temin etmesinin de mümkün olmadığı, davalının başvuruyu kötüniyetle gerçekleştirdiği yönünde bir kanıt da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.