Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2480 E. 2017/5395 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2480
KARAR NO : 2017/5395
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ : … 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2015 tarih ve 2014/94-2015/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “REJUDERM” kelimesini kozmetik sektöründe marka olarak tescil ettirmek için Türk Patent Enstitüsü nezdinde şirket ortağı Rahimi Mehrdad adına başvuruda bulunulduğunu, TPE tarafından KHK md. 7/1-b gereğince başvurunun reddedildiğini, redde mesnet 2004/10776 tescil numaralı “REJUDERM” ibareli markanın 5 sene boyunca davalı tarafından kullanılmadığını ileri sürerek 556 sayılı KHK madde 42/1-c bendi uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, 556 sayılı KHK’nın 41/1(c) fıkrası uyarınca iptal kararı verilmiş ise de Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince aynı kararnamenin 14. maddesinin yürürlükte olduğu, bu madde nedeniyle kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük istemlerinin iptal davası olarak değerlendirilmesi gerektiği, hukuk yargılamasında aslolunanın Türk Medeni Kanununun 6.maddesi gereğince iddia sahibinin iddiasını ispat etmesi yükümlülüğünün bulunduğu, kullanmama olgusunun olumsuz bir durum olduğu, olumsuz bir durumun ispatının güç olması sebebiyle kullanmama nedeniyle açılan hükümsüzlük davalarında marka sahibinin markayı kullandığını ispat etmesi gerektiği, davalı tarafın dava konusu 2004/10776 nolu “REJUDERM” isimli markanın etkin bir biçimde kullanıldığına ilişkin bir delil ibraz etmediği, cevap dilekçesinde de markayı ciddi biçimde kullandığını da belirtmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına TPE sicilinin 2004/10776 sicil numarasında kayıtlı “REJUDERM” isimli markanın 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince kullanmama sebebiyle iptaline, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 gün ve 147/75 sayılı kararı ile 24/06/1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının c bendinin Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yine karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekillinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.