Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2537 E. 2017/5222 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2537
KARAR NO : 2017/5222
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ : … (KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2014/223-2015/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafça iktisap edilen … İlçesi 499 pafta, 2956 ada, 42 parselde yapılan inşaatın onaylı proje müelifi olduğunu, projenin ilk etapta audi showroom iş merkezi, rezidans olarak tasarlandığını, davalı tarafça müvekkiline ihtarname gönderilerek projede yapılacak değişiklik için onay talep edildiğini, buna karşılık müvekkilinin davalıya karşı ihtarname göndererek projenin izinsiz olarak değiştirilemeyeceğini bildirdiğini ve yapılması düşünülen değişikliğin hangi teknik zorunluluktan kaynaklandığının kendisine bildirilmesinin istendiği, davalının buna rağmen inşaat faaliyetlerine devam ettiğini, projede bir kısım değişiklikler yaptığını, böylece müvekkilinin FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüzün söz konusu olduğunu ileri sürerek tecavüzün tespitini, FSEK 68. madde uyarınca tespit edilecek bedelin 3 katı hesabıyla şimdilik 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu inşaatın ilişkin olduğu taşınmazı dava dışı … Şirketinden satın aldığını, ilk projenin uygulanmasının mümkün olmaması nedeniyle Şenyıldız ve müvekkili arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, mimar … aracılığıyla tamamen farklı ve yeni bir proje hazırlattığını, bu projeye göre inşaata başladığını ve tamamen farklı bir yapı inşa ettiğini, davacının herhangi bir hakkının ihlal edilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 30/09/2013 tarih ve 19185 ruhsat no’lu mimari projenin davacıya ait olduğu ve eser niteliği taşıdığı, davalı tarafça yapılan uygulamada ise davacının bu projesinin kullanılmayıp, 11/02/2015 tarih, 2015/8864 sayılı projenin kullanıldığı, davalı tarafından yeni bir mimari proje hazırlatılıp inşaatın bu yeni projeye göre yürütüldüğü, bu projede davacı tarafın projesinin hiç kullanılmadığı, bu ikinci projenin yeni bir eser olduğu, davacının projesinden tamamen farklı bir proje olduğu, bu projenin, davacının ürettiği ve müellifi olduğu projenin işlenmiş veya çoğaltılmış hali olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.