Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2582 E. 2017/4800 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2582
KARAR NO : 2017/4800
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/10/2015 tarih ve 2014/520-2015/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ING Bank A.Ş., fer’i müdahil TMSF vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili …’ün … A.Ş….Şubesine 10/12/1999 tarihinde 13.600,00 TL miktarında parasını yatırdığını, banka çalışanlarınca aldatılarak mevduatının off-shore hesaplarına yönlendirildiğini, … A.Ş.’nin TMSF tarafından el konularak …ile birleştirildiğini ve sonrasında … Bank tarafından satın alındığını, 2007 tarihinde ise … Bank’ın hisselerini Ing Bank unvanlı şirkete sattığını ileri sürerek 13.600,00 TL tutarındaki mevduatın 10/12/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava konusu paranın … Banka gönderilmesinin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, dolayısıyla zamanaşımı itirazında bulunduğunu, TMSF bünyesinde bulunan … A.Ş, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş, Tütüncüler Bankası Yaşarbank A.Ş., Bank Kapital T.A.Ş., Ulusal Bank T.A.Ş.’nin devir ve birleşme suretiyle …A.Ş. bünyesinde birleştirildiğini, 09/08/2001 tarihinde de …A.Ş. hisselerinin TMSF ile …’a devredildiğini, … Bank hisselerinin tamamının 18/06/2007 tarihinde Ing Bank N.V.’ye devredildiğini, borç varsa borcun muhatabı ve sorumlusunun … ile aralarındaki sözleşme gereği borcu üstlenen TMSF olduğunu, davanın asli yükümlüsünün TMSF olduğunu ileri sürerek davaya taraf olmadıklarını davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil TMSF vekili, davacı ile banka arasındaki ilişkinin havale ilişkisi olduğunu, … A.Ş.’nin bankacılık faaliyetinin gereği olarak davacının talimatı doğrultusunda havale işlemini yerine getirdiğini, … A.Ş. ile … … Ltd. arasında organik bağın bulunmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının alacak talebinin yerinde olmadığını, davacının zararın doğmasına ve artmasına kendisinin sebep olduğunu savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın çalışanlarının eylem ve işlerinden ötürü kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı …Ş. ile fer’i müdahil TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, off – shore hesaba yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 26/12/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı …Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.