Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2584 E. 2017/5218 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2584
KARAR NO : 2017/5218
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.09.2015 tarih ve 2014/34-2015/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı limited şirketin 3 hissedarı bulunduğunu, davalıların murisi şirket ortağı …’un 28.07.2009 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren yapılandırma yasası gereği vergi dairesine müracaat ederek şirket borçlarını yapılandırdığını, şirketin yapılandırılan 22.786,06 TL vergi borcu bulunduğunu, davalıların murisinin hissesine 7.595,28 TL düştüğünü, bu miktarın ödenmediğini, yapılandırılan borcun tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenle … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3133 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; yapılan ödemelerin davacı tarafından yapıldığına dair bir ibare bulunmadığını, ödemelere murisin mirasçılarının katkıda bulunduğunu, vergi borcunun davacı, dava dışı ortak … ve vefat eden …’un mirasçıları tarafından birlikte ödendiğini beyanla davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalılara yemin teklifinde bulunduğu, davalılara usulüne uygun yemin metni tebliğ edildiği, davalılar tarafından yeminin eda edildiği, davalılar kesin delil mahiyetindeki yemini eda etmeleri karşısında, davacının davasını ispat edemediğinden davanın reddine ve davacının davalılardan haksız ve kötüniyetli olarak, daha önce tahsil ettiği parayı mükerrer tahsil etmek gayesi ile dava ikame ettiği, bu nedenle kötü niyetli davacının %20 icra inkar tazminatına da hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket yönetici ortağının ödemiş olduğu vergi bedelini diğer şirket ortağından rucüen tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, 22.786,06 TL vergi borcunun müvekkilince ödendiğini iddia etmiştir. Davalılar ise murisleri payına düşen miktarı davacıya elden verdiklerini, davacının bu yolla vergi borcunu ödediğini savunmuşlardır. Başka bir deyişle, davalılar borç ilişkisinin varlığını reddetmeyip, ödeme ile borcun sona erdiğini idda etmişlerdir. Bu durumda, davacıya elden ödeme yaptıklarını ispat yükü davalılar üzerinde olup mahkemece ispat yükünün yer değiştirmesi ile davacı tarafa yemin teklifi hakkını kullandırması ve davalıların yemini edası neticesine göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.