YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2594
KARAR NO : 2017/5722
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2014/1429-2015/968 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmenin teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin her iki tarafın da karşılıklı mutabakatı ile sonlandırıldığını, müvekkilinin davalıya ait tüm evrak ve donanımlarını iade ettiğini, ancak davalı şirketin ipoteği kaldırmadığını, ihtar çekilerek ipoteğin fekkinin davalıdan yazılı olarak da talep edildiğini ancak bir gelişme olmadığını beyanla dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının düzenlediği poliçeler nedeni ile müvekkili şirkete ödenmeyen prim alacakları olduğunu, toplam 32.568,00 TL bedelli üç adet çekin karşılıksız çıktığını, karşılıksız çıkan çekler sebebiyle … 14. İcra Müdürlüğü 2011/9337 esas ve 2011/9336 esas sayılı dosyada icra takibine girişildiğini, acentelik sözleşmesinin feshi gündeme geldiğinde alınan bütün ödeme ve ödeme araçlarının fifo yöntemine göre açıkta kalan poliçelere girildiğini ve acente cari hesabının kapatıldığını, gelen ödeme araçlarının fifo yöntemine göre girilmesinden sonra çeklerin üzerine yazılan keşide tarihleri henüz gelmemiş olduğundan sanki acentelik borcu kalmamış gibi sistemde görüldüğünü, acentelik sözleşmesinin fesh edildiğini, anılan çeklerin karşılıksız çıkmasıyla birlikte acentenin düzenlediği poliçelerin ödenmeyen prim borçlarının açığa çıktığını, acentelik sözleşmesinin ipotek resmi senedi ve davacı acentenin tesis ettiği ipotek teminatının, davacı acentenin ürettiği poliçelerin prim borçlarını da kapsadığını, davacı acentenin ödenmeyen prim borçlarının komisyonlarını peşinen aldığını, bu aşamada ipoteğin fekkini talep etmesinin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin tarafların karşılıklı mutabakatı ile feshedildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı aracı konumunda olup, sigorta sözleşmelerini davalı adına düzenleyip kendi komisyonunu keserek ödemeleri direk davalı adına kabul ettiği, dolayısıyla davacının poliçeden kaynaklanan doğrudan bir sorumluluğu olmadığı gibi, davalı tarafça ödenmediği iddia edilen poliçe primleri ise çek verilmek suretiyle ödenmiş ve davalı tarafından çekler ödeme vasıtası kabul edilerek teslim alındığı, çeklerde davacının herhangi bir sıfatı sorumluluğunun bulunmadığı, davacının dava dışı … Tur. Tic. Ltd. Şti’nin ödenmeyen prim borcundan dolayı sorumlu tutulamayacağı, karşılıklı mutabakat ile sözleşmenin feshi gözetildiğinde sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 2010 yılı ek sözleşmesinin, “tahsilat” başlıklı maddesinde ”çek, bono ve/veya kredi kartı ile yapılacak olan borç kapamalarında ise nakit tahsilat yapılmadıkça, acente tarafından tahsilatın şirkete aktarılması borcu ifa edilmiş sayılmayacaktır. Bu nedenle çek, bono, kredi kartı ile yapılacak olan ödemelerde, ödemelerin şirkete aktarılması çek, bono, kredi kartının vadelerinden itibaren 60 gün yükümlülüğü, çek, bono, kredi kartının vadelerinden itibaren 60 (altmış) gün içinde yapılmazsa acente işbu maddeye aykırı davranmış sayılacaktır.” hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre acente tarafından tahsilatların şirkete aktarılması, borcu devam etmektedir. Her ne kadar sigorta şirketi tarafından prim borçlusu dava dışı şirkete karşı icra takibine geçilmiş ise de, prim tahsili henüz yapılmadığından ve davacı acentenin aktarma yükümlülüğü devam ettiğinden acentenin verdiği ipotek teminatı da poliçelerin prim borçlarını kapsadığından, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.