YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2596
KARAR NO : 2017/5554
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/02/2015 gün ve 2014/776-2015/99 sayılı kararı temyiz istemi reddedilen Daire’nin 07/12/2015 gün ve 2015/5628-2015/13101 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, TTK 412. maddesine dayalı kayyım tayini ve genel kurulu toplantıya çağırma iznine ilişkin olup, bu konuda verilen kararların kesin olduğu ilgili maddede belirtilmiştir. Bu nedenle karar kesin olup temyiz isteminin reddi gerektiğinden bahisle Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından bu karara karşı karar düzeltme isteminde bulunmuş ise de, kesin karara karşı karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
6102 sayılı TTK 412. maddesinde “Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.” hükmü getirilmiştir.
Madde metninde de açıkça ifade edildiği üzere mahkeme kararının kesin olması, mahkemece genel kurulun toplantıya çağrılması yani davanın kabulü hali için düzenlenmiştir.
Nitekim genel kurulun toplantıya çağrılmasından sonra yapılacak işlemler de madde metninde açıklanmış ve bu şekilde verilecek kararın kesin olduğu öngörülmüştür.
Kararın kesin olması halinin, mahkemece genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin karara münhasır bulunmasına göre, bu konuda açılan davada kabul dışında başkaca bir karar verilmesi halinde de kararın kesinliğinden sözedilmesi, T.C. Anayasası’nın 36. maddesinde ifade edilen adil yargılanma ve hukuki güvenlik hakkının ihlali sonucunu doğurabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmediğinden, verilen karar niteliği itibari ile temyizi kabil bir karardır.
Açıklanan nedenle,davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz isteminin reddine ilişkin daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar düzeltme isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.