Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2760 E. 2017/5486 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2760
KARAR NO : 2017/5486
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/158-2015/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirketin davaya konu nohut emtiasının …’a taşınması ve taşınacak gemiye yüklenmesi konusunda davalı şirket ile anlaştığını, teslime ilişkin konşimento düzenlendiğini, navlun bedelinin peşin ödendiğini, emtianın davalı şirket tarafından … gümrüğüne ulaştırıldığını, gümrükte yapılan incelemede nohutların konteynerlerde ıslandığının ve ıslanma neticesinde bozulduğunun tespit edildiğini, bozuk olan 20.140 kg nohutun gümrükten geri çevrilerek …’e geri gönderildiğini, bu hususların davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, zararın 17.320,00 USD ( 38.500,00 TL ) civarında oluştuğunu ileri sürerek davanın kabulünü, zarar tarihi olan 01/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 61.365,00 TL maddi zararın davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirketin … Company S.A şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, müvekkili acente aleyhine doğrudan değil izafeten dava açılabileceğini, ayrıca konşimentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin … mahkemeleri ve uygulanacak hukukun … hukuku olarak belirlendiğini, ayrıca davanın bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, taşımaya konu mallarda oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamada meydana geldiğinin belli olmadığını, yükleme ve boşaltma limanında hasara ilişkin kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece incelenen tüm dosya kapsamına göre; dava dayanağı yapılan konşimentonun 10.3. maddesinde, ” tacirin açtığı herhangi bir davanın ve taşıyanın açtığı herhangi bir davanın … Yüksek Mahkemesinin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz kanunlarına tabi olduğu, aşağıda belirtilen hallere göre kabul edilmiştir. ” şeklinde yetki düzenlemesi olduğu, olayda her iki tarafın da tacir olması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davanın ancak taraflarca kararlaştırılan yetkili mahkemede görülmesi gerektiği ve MÖHUK’un 47/1 maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.