YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2807
KARAR NO : 2017/5216
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/01/2015 tarih ve 2013/585-2015/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21,242 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan paranın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkillerine değil üçüncü kişilere ödeme yaptığını, oluşan zarardan müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını, müvekkilleri adına para toplayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalılardan … Holding A.Ş. hakkında verilen red kararı kesinleştiğinden, davacının bu davalı yönünden temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkindir. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında “… Dairemizden geçen emsal dosyalarda da belirtildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı …’in devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, haksız fiil sorumlulukları bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak…” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bu kez “dava konusu olayda hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülemeyeceği, bu konuda muhasebe konusunda uzman bir bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasına gerek duyulmadığı” gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da davacının ödünç para iddiasını ispatlayamadığı belirtilmiş fakat Dairemizin bozma ilamında gösterildiği gibi davalı defterleri incelenmemiştir. Bozmaya uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu hususun gözetilmemesi ve bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmemiş olması nedeniyle kararın davalı … ve davalı … Gıda San. ve Tic. A.Ş. aleyhine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …ye yönelik temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı … ve davalı …ye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.