Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2810 E. 2017/6036 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2810
KARAR NO : 2017/6036
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 gün ve 2014/203-2014/278 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/10/2015 gün ve 2014/15539-2015/11190 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin eşinin 14/04/2009 tarihinde intihar ettiğini, öncesinde oğlu …’nün … Beldesi’nde 29 Mart 2009 seçimlerinde bağımsız aday olarak belediye başkanlığı seçimine katıldığını, müvekkilinin kardeşi olan davalı …’in ve diğer aile bireylerinin …’yü adaylıktan vazgeçirmek için baskılar yapmaya başladıklarını, bu çerçevede davalı şirketçe işletilen … Ana adlı otelde bulunan ve müvekkilinin kocası tarafından kurulmuş …. Şti’ye ait dükkanı yıkıp oda haline getirdiklerini, müvekkilinin diğer oğlu … işten çıkarıldığını, müvekkilinin otele sokulmadığını, bundan dolayı bunalıma girip psikolojik tedavi görmeye başladığını, bu koşullar içinde müvekkiline, bir borcu olmadığı halde içinde bulunduğu durumdan faydalanılarak 22/05/2009 tarihinde ibraname başlıklı bir belge imzalatıldığını, bu belgede şirketin diğer ortaklarının da imzasının bulunduğunu, hata, hile, tehdit ve gabin şeklindeki hukuki durumların hepsinin bu olayda gerçekleştiğini, ibranameye göre ortakların şirkete toplam borçlarının 4.660.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, 22/05/2009 tarihli ibraname başlıklı belge nedeniyle müvekkilinin davalılara 790.750,00 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş, 21/10/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 20/08/2010 tarihi itibariyle kar payı hesabından şirkette %11.5 oranında pay sahibi olan müvekkiline 1 milyon TL’nin üzerinde para düşmesi gerekirken, sadece 40.000 TL verildiğini, bu suretle davacının kar payı alacağından geçersiz ibranameye dayanılarak davaya konu 790.750,00 TL’nin mahsup edildiğini bildirerek, 790.750,00 TL’nin 30/08/2010 tarihinden itibaren %11 faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.